Günce Yayınları, Ankara, 2025
Türk yazın eleştirisi alanında, yenilikçi kuramsal ve eleştirel yaklaşımların alanyazında kök salarak özgün uygulama alanları bulması, bilimsel alanın gelişimi açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Dr. Gökhan Dinar’ın Leïla Slimani’nin Başkalarının Ülkesi Roman Üçlemesi: Toplumeleştirel Bir Okuma başlıklı çalışması, kuramsal derinliği ve yenilikçi yöntemsel yaklaşımıyla öne çıkan önemli bir akademik katkı sunmaktadır. Yazın toplumbilimi alanında, 1950 ve 60’lı yıllarda Robert Escarpit’in deneysel yazın toplumbilimi, Georges Lukacs’ın izinden giden Lucien Goldmann’ın geliştirdiği oluşumsal yapısalcı (fr. structuralisme génétique) yorumsamacı eytişimsel (fr. dialectique) yöntemlerinin peşinden gelişen toplumeleştiri kuramı, 1970’lerden beri Avrupa akademik çevrelerinde yazınsal metinlerin toplumsal bağlamlarını anlamak ve açıklamak için güçlü eleştirel yöntemler olarak kullanılmaktadır. Türk akademisinde bu alanda ile olarak Ali TİLBE’nin 2000 yılında savunduğu doktora tezinde çözümleme yöntemi olarak seçtiği oluşumsal yapısalcı yaklaşımla yapılan çalışmaların güçlü bir alayazın oluşturmasına karşın, Goldmann sonrası Edmond Cros, Claude Duchet, Pierre Zima gibi kuramcıların farklı yaklaşımlarla geliştirdikleri toplumeleştiri yöntemi henüz yeterince tanınmamaktadır. Bu eksiklik, özellikle çağdaş Frankofon yazın ve sömürge sonrası anlatıların incelenmesinde kendini daha da belirgin biçimde duyumsatmaktadır. Bu bağlamda DİNAR’ın bu doktora çalışması, ülkemizde önemli bir boşluğu doldurarak yazın toplumbilimi alanındaki farklı eleştirel yaklaşımları Türk akademisine kazandırmış olacaktır. Çalışmanın en değerli yanlarından biri, kavramsal bir aktarım sürecini özgün bir yöntemsel yaklaşımla birleştirmesidir. Cros, Duchet ve Zima gibi toplumeleştirinin öncü kuramcılarının yaklaşımlarını derinlikli biçimde kavrayarak, bu varsıl kuramsal alt yapıyı Türkçe akademik söylem içinde işlevsel duruma getirmek, hiç kuşkusuz incelikli bir çaba gerektirmiştir. Yazar, toplumbetim, düşünbirim, eş-metin, aşkın özne, çizili özne gibi kavramları yalnızca dilsel karşılıklarıyla aktarmakla yetinmemiş; Walter Benjamin'in meydan eğretilemesinden esinlenen dört düzeyli özgün çözümleme modeli geliştirerek bu kavramları yaşayan, işlevsel araçlara dönüştürmüştür. Bunun yanında inceleme nesnesi olarak Leïla Slimani’nin romanlarının seçilmesi de ayrıca anlamlıdır. Çağdaş Frankofon yazınının en güçlü seslerinden biri olan Slimani’nin Başkalarının Ülkesi üçlemesi, sömürge sonrası kimlik sorunsalını, çok ekinli yaşam deneyimlerini ve özellikle öznenin konumlanışını ele alan çok katmanlı yapısıyla, toplumeleştirel çözümleme için uygun bir çözümleme alanı sunmaktadır. Üçlemenin Fas’ın sömürge dönemi, sömürge sonrası dönem ve çağdaş dönemini kapsayan geniş tarihsel yelpazesi, kimlik oluşumu süreçlerinin tarihsel devinimlerle ilişkisini anlama ve açıklama açısından da büyük olanaklar yaratmaktadır. 10 | Gökhan Dinar Çalışmanın yöntemsel yaklaşımı da önemli bir fark yaratmaktadır. Dıştan içe okuma ilkesiyle geliştirilen halka yapısı tasarımı, metinleri bağlamsal, toplumsal-düşüngüsel, toplumsal-tarihsel ve toplumsal-kimlik düzeylerinde ele alarak, çok boyutlu bir anlayış sunmakta ve gelecek çalışmalar için uyarlanabilir bir çerçeve yaratmaktadır. Bu yaklaşım, toplumeleştirinin doğasında var olan alanlararası yönünü başarıyla yansıtmaktadır. Bu yapıtın Türk akademisine sunduğu katkıların yankıları, kuşkusuz sömürge sonrası yazın eleştirisi, Frankofon çalışmalar ve kimlik sorunsalı alanlarında görülecektir. Özellikle farklı alanlarda yapılacak çalışmalar ve yazınsal çözümleme dersleri açısından kuramsal bir başvuru kaynağı ve uygulama rehberi işlevi görecek olan bu çalışma, benzer konularda çalışacak araştırmacılar için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Dr. Dinar’ın çalışmasının Türk akademik yazınının gelişimine sunacağı katkıların tam olarak değerlendirileceğine olan inancımızı belirtmek isteriz. Bu tür özgün ve derinlikli çalışmaların Türk akademisinde çoğalması, alanımızın uluslararası düzeyde tanınması açısından büyük önem taşımaktadır.