Ermeni kiliselerinin hiyerarşik yapısına göre İstanbul Patrikliği, Kudüs'ten daha altta yer alıyordu; fakat başkentte bulunmasından ötürü Osmanlı Devleti nezdinde, ülkedeki tüm Ermeni cemaatinin temsilcisi olarak kabul edilmişti. İşte bu durum İstanbul Ermeni Patrikliği'nin, diğer merkezler üzerinde nüfuz sağlama çabasına neden olmuştur. Bu bağlamda Kudüs Ermeni Patrikliği'ni İstanbul'a bağlama gayreti, cemaatin ruhanîleri arasında uzun yıllar önemli bir hayal (ya da ideal) olarak sürmüştür. Nitekim bu araştırmada, söz konusu bu hayalin yaklaşık yüz yıllık safhası ele alınacaktır. Hususiyle 1650'lerden sonra Patrik Yeğyazar'ın faaliyetleri ile Patrik Avedik'in 18. yüzyılın başlarındaki riskli teşebbüslerinin, iki kurum üzerinde sebep olduğu yıpratıcı tesirlere, tafsilatlı şekilde bakılacaktır
According to hierarchial structure of Armenian church, Istanbul patriarchate wassituated in a lower rank than Jerusalem patriarchate. However, since Istanbul patriarchatewas located in the capital of the empire, it was admitted as the represantativeof Armenian community. This situation led Istanbul Armenian patriarchate to spreadits influence over the other centers. In this context, connecting Jerusalem patriarchateto Istanbul patriarchate became an important dream (or idea) among the spritualleaders of the community for a long time. Thus, a hundred year of this dream willbe handled in this study. Specifically, it will be examined in detail that the activitiesof Patriarch Yeğyazar after 1650 and Patriarch Avedik’s risky attempts in the earlyeighteenth century causing negative effect on these two churches.