TÜRKİYE’DE YETİŞTİRİLEN YAĞLI TOHUMLU BİTKİLER VE KULLANIM ALANLARI


Özdemir E.

MÜHENDİSLİK ALANINDA YENİLİKÇİ ÇALIŞMALAR - I, Doç. Dr. Gökhan Çaylı, Editör, ARTIKEL AKADEMİ, İstanbul, ss.85-124, 2023

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
  • Basım Tarihi: 2023
  • Yayınevi: ARTIKEL AKADEMİ
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayıları: ss.85-124
  • Editörler: Doç. Dr. Gökhan Çaylı, Editör
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Endüstride yağlı tohumlu bitkiler ve bitkisel yağlardan elde edilen hammadde kaynakları, çevre dostu özellikleri nedeniyle sentetik malzemelere umut verici bir alternatif olarak görülmektedir. Özellikle içilebilir su kaynaklarının ve çevrenin kirlenmesine ilişkin ciddi endişelerin, biyolojik olarak parçalanabilen ve toksik olmayan bitkisel esaslı kaynaklar ile en aza indirilebileceği ve hatta bertaraf edilebileceği tahmin edilmektedir. Bu bitkiler, hali hazırda çeşitli endüstriyel uygulamalarda biyolojik olarak parçalanabilen çevre dostu hammaddeler olarak kullanılmaktadır. Gıda, tekstil, boya, kozmetik, ilaç, kimya, sabun, makine yağları ve dezenfektan yapımı, inşaat ve elektrik gibi endüstrinin çeşitli kollarının yanında biyo yakıt gibi farklı kullanım sahaları olduğu ve bunların giderek genişlediği görülmüştür.

Dünyada ve ülkemizde nüfus artışına paralel artan ihtiyaçların tetiklediği ekonomik büyümeden dolayı enerji tüketiminin her geçen gün katlanarak artacağı düşünüldüğünde, yenilebilir enerji kaynaklarına olan talebin giderek artması beklenmektedir. Ülkemizin mevcut potansiyeli göz önüne alındığında, biyogaz ve biyodizel gibi yenilenebilir enerji elde etmek için çok elverişli koşullara sahip olduğu görülmüştür. Bu yüzden, biyoenerjide kullanılacak bitki ve bitki türlerine yeterli önem gösterilerek, yeni yatırımlar yapılmalı ve biyokütleden yeterince faydalanılması tavsiye edilmektedir.

Bitkisel yağ, yağlı tohum küspesi, çeşitli endüstriyel hammaddeler ve biyodizel hammadde ihtiyacının karşılamak, yeterli düzeyde yağlı tohum bitkilerinin ekilmesinden geçmektedir. Türkiye’de yağlı tohum üretiminin yetersizliğinden dolayı her yıl önemli miktarlarda yağlı tohum, ham yağ ve küspe gibi türevlerin ithal edilmesinden dolayı petrolden sonra en fazla döviz ödemesi yağlı tohum ve türevlerinin ithalatına yapılmaktadır. Özellikle AB ülkeleri ve ABD ile kıyaslandığında yağlı tohum üretimine ayrılan tarım alanlarımızın yetersizliği, dışa bağımlılığımızın temel nedeni olarak görülmekte olup, tarım alanlarımızın ve buna paralel yağlı tohum üretimimizin artırılması tavsiye dilmektedir. Fakat ülkemizde başta ayçiçeği ve soya fasulyesi olmak üzere yağlı tohum bitkilerinin yetiştiriciliğinde birincil etkenin sulama olduğu ve yağış alan tarım alanlarımızın yetersizliğinden dolayı verim artışı ile de mevcut yağlı tohum ve bitkisel yağ açığının kapatılması mümkün görülmediğinden, etkili çözüm, soya, kolza (kanola), aspir, keten, ketencik, susam, yerfıstığı, haşhaş, pelemir ve krembi gibi alternatif yağ bitkilerinin yaygınlaştırılmasında görülmektedir. Bunların dışında ülkemizde nadiren yağı için yetiştirilen, yağ şalgamı, ızgın, hardal, kenevir ve hintyağı ile ülkemizde henüz üretilmeyen çufa ve jojoba gibi bitkiler, bitkisel yağ kaynağı olarak değerlendirilebilir.

Diğer yandan endüstride kullanılan bitkisel yağların genelde yemeklik yağlar olduğu görülmüştür. Özellikle gıda endüstrisinde kullanılmayan yağlı tohum bitkilerin ve bitkisel yağların endüstride hammadde kaynağı olarak kullanılması, sürdürülebilir gıda zinciri üzerinde minimum etkiye, mükemmel biyolojik bozunabilirliğe ve minimum sağlık tehlikesine sahip olacaktır. Ülkemizde henüz üretilmeyen çufa ve jojoba gibi gıda olarak tüketilmeyen bitkiler, endüstriyel bitki ve bitkisel yağ kaynağı olarak değerlendirilebilir. Bunların yanında, çay tohumu, tütün tohumu, domates çekirdeği ve üzüm çekirdeği gibi meyveden arta kalan yan ürünler, boya, vernik, sabun vb gıda dışı endüstriyel alanlarda kullanılabilecek yağ kaynaklarıdır.