Dissoanalitik Psikotarih: Soykırımların, Baskıların, Çocuk İstismarlarının ve Savaş Travmalarının Dissoanalizi


Creative Commons License

Öztürk E.

Savaş Psikolojisi, Erdinç Öztürk, Editör, Türkiye Klinikleri Yayınevi, Ankara, ss.1-35, 2023

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2023
  • Yayınevi: Türkiye Klinikleri Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.1-35
  • Editörler: Erdinç Öztürk, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Travmatik yaantılarla ilikili kuatıcı dissosiyatif reaksiyonlar karısında öznel ve nesnel bileenleri ile kiiye özgü bir deneyim olan bilincin tekillii hipotezi, deneysel açıdan dorulanabilen bir fenomen deildir. Kimlik kavramının trav- matik yaantılarla elenik “çoklu bilinç sistemi” ve “çoklu bellek fenomeni”ne dair bireysel ve toplumsal her ögeyle en yakın etkileimsel dinamie sahip bir eksende yapılandırılan “dissoanaliz kuramı, bir travma terapisti ve bir psikotarihçi olan Öztürk’ün modern psikotravmatoloji çalımalarından bilimsel köken almıtır. "Travma ve dissosiyasyon çalımaları” yani “modern psikotravmatoloji” paradigmaları ve modaliteleri temel alınarak; empatik, saduyulu, adaletli, barııl ve li- yakatli bireylerden oluan bir fonksiyonel toplum yaratmak amacıyla Öztürk tarafından gelitirilen “Dissoanaliz Kuramı, psikotoplumsal açıdan “dissoanalitik psikotarih”in ortaya çıkmasını olanaklı kılmıtır. nsanlıın travmatik tarihinin dis- soanalizi ve bir yeni toplumsal gerçekliin inaası demek olan dissoanalitik psikotarih; toplumların dissosiyatif bileenlerini mutlak realite eliinde hem analiz hem de entegre etmektedir. Dissoanalitik psikotarih, çocukluk çaı travmalarını ve sa- vaları önleme adına psikoloji, psikiyatri, antropoloji ve sosyoloji bilimlerinden çok daha etkin ve uygulanabilir stratejiler sunmaktadır. Bu nedenle dissoanalitik psikotarihin bütün ilikili olduu öteki disiplinleri yakın zamanda hem domine ede- rek hem de kendi kapsamına alarak ilerleyiine devam edecei düünülmektedir. Dissoanalitik psikotarih perspektifinden sa- valar, kalbi kırılan ve yalnızlıa terk edilen çocukların geçmiten günümüze sızan binyıllık feryatlarıdır ya da intikamlarıdır hatta gülümsemeleri çalınmış çocukların binyıllık travmatik yaantılarının ruhsal izleridir! Savalar, dünde kalmış zaman- dan bugüne yansıyan kronik çocukluk çaı travma öyküleri bulunan dissosiye yetikinlerin psikotoplumsal sabotajlarıdır. Bir “dissosiyatif bumerang” gibi uzaklatırılamayan hatta kuaklararası bir geçiş gösteren bireysel ve toplumsal travmatik ya- antıları“sessiz çılıkları”, “saklı gözyaları”, “amnezik yansıları”, “dominatik etkileri” ve “psikopatolojik izleri”, gü- nümüzde vandalizm, terör ve savalara hatta soykırımlara transforme olarak bizleri karılamaktadır. Travmatize edilerek kontrol kurulan hatta yönetilen bireyler ve toplumlar kendilerinin salıklı yanlarını yeniden aktive ederek balatacakları “dissosiyatif devrimler” aracılıı ile savalardan, baskıdan ve esaretten ya da gönüllü kölelikten kurtulabilirler. Dissosiya- tif devrimler, baskı kurularak ve travmatize edilerek kontrol edilen hatta yönetilen bireylerin ve toplumların dominant li- derleriyle olan psikotoksikojen balarını kesmeleri ve özgürlemeleri adına yaptıkları eylemlerin bütünüdür ki bu eylemlerle birlikte ancak ve ancak “psikotoplumsal bilinç alyansı” ve “kuaklararası geliim” imkanlı kılınır.

Anahtar Kelimeler: Dissoanalitik psikotarih; dissoanaliz; savaş travması; soykırım; baskı; çocuk istismarı