Öğretmen Adaylarının Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk Düzeylerinin İncelenmesi
24. ULUSLARARASI SINIF ÖĞRETMENLİĞİ EĞİTİMİ SEMPOZYUMU, İstanbul, Türkiye, 14 - 17 Mayıs 2026, cilt.1, ss.1093-1095, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.1093-1095
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet
Özet
Özet
Yapay zekâ sistemlerinin eğitim süreçlerine entegrasyonu, öğretmen yetiştirme politikalarında teknik
yetkinlikle beraber pedagojik bir hazır bulunuşluk ihtiyacını doğurmuştur. Bu teknolojilerin öğrenme
ortamlarındaki dönüştürücü rolü, kullanıcıların bu sistemleri eğitsel amaçlarla kullanmaya ne derece
hazırlıklı olduklarının belirlenmesini bir zorunluluk haline getirmektedir.
Bu araştırmanın temel amacı, farklı branşlarda öğrenim gören öğretmen adaylarının yapay zekânın
eğitimde kullanımına yönelik hazır bulunuşluk düzeylerini belirlemek ve çeşitli demografik değişkenler
ile yapay zekâ kullanım alışkanlıkları açısından anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini
incelemektir.
Araştırmada, nicel araştırma yaklaşımlarından, geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu
şekliyle betimlemeyi amaçlayan betimsel tarama modeli kullanılmıştır (Karasar, 2000). Çalışmanın
örneklemini, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında İstanbul ilindeki bir devlet üniversitesinin eğitim
fakültesinde öğrenim gören 423 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Katılımcıların belirlenmesinde, zaman
ve iş gücü açısından verimlilik sağlayan uygun örnekleme yöntemi kullanılmış ve tüm süreç gönüllülük
esasına dayalı olarak yürütülmüştür.
Veri toplama aşamasında, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve cinsiyet, sınıf düzeyi, dijital
okuryazarlık düzeyi, yapay zekâ kullanım sıklığı ile araç tercihlerini (ChatGPT, Gemini, Copilot vb.)
sorgulayan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Hazır bulunuşluk düzeylerinin ölçülmesinde ise Wang
vd. (2023) tarafından geliştirilen ve Özüdoğru ile Yıldız Durak (2024) tarafından Türkçeye uyarlanan
"Öğretmen Adaylarına Yönelik Yapay Zekâ Hazır bulunuşluk Ölçeği" kullanılmıştır. Toplam 18
maddeden oluşan bu ölçeğin; bilişsel, beceri, vizyon ve etik olmak üzere dört alt boyutu bulunmaktadır.
Ölçeğin iç tutarlık katsayısının (Cronbach’s Alpha) 0.967 olarak belirlenmiş olması, aracın güvenilir
olduğunu göstermektedir.
Elde edilen verilerin analizi hâlihazırda SPSS paket programı üzerinden devam etmektedir. Veri
dağılımının normalliğine göre parametrik veya non-parametrik testler (t-testi, ANOVA vb.) uygulanarak
öğretmen adaylarının profil analizi gerçekleştirilmektedir. Bu çalışma, yapay zekâyı sadece teknik bir
yardımcı araç olarak değil, sınıf içi pedagojik örüntüleri ve öğretmen-öğrenci etkileşimini temelden
dönüştüren dinamik bir unsur olarak konumlandırmaktadır. Elde edilecek bulguların, öğretmen
adaylarının bu teknolojik devrimi eğitimsel bir vizyona dönüştürerek sınıf ortamını zenginleştiren
rehberler olarak yetişmelerine ışık tutması beklenmektedir.
Abstract
The integration of artificial intelligence systems into educational processes has created a need for
pedagogical readiness alongside technical competence in teacher training policies. The transformative
role of these technologies in learning environments makes it imperative to determine the extent to which
users are prepared to utilize these systems for educational purposes.
The primary objective of this study is to determine the readiness levels of pre-service teachers across
different disciplines regarding the use of artificial intelligence in education and to examine whether there
are significant differences in AI usage habits based on various demographic variables
In this study, a descriptive survey model—one of the quantitative research approaches—was employed,
aiming to describe a situation that existed in the past or currently exists as it is (Karasar, 2000). The
study sample consisted of 423 teacher candidates enrolled in the Faculty of Education at a state
university in Istanbul during the 2025–2026 academic year. In selecting participants, an appropriate
sampling method that ensured efficiency in terms of time and manpower was used, and the entire process
was conducted on a voluntary basis.
During the data collection phase, a “Personal Information Form” developed by the researchers was used
to gather information on gender, grade level, digital literacy level, frequency of AI use, and tool
preferences (ChatGPT, Gemini, Copilot, etc.). To measure readiness levels, the “Artificial Intelligence
Readiness Scale for Teacher Candidates,” developed by Wang et al. (2023) and adapted into Turkish by
Özüdoğru and Yıldız Durak (2024), was used. This scale, consisting of a total of 18 items, has four subdimensions: cognitive, skill, vision, and ethics. The fact that the scale’s internal consistency coefficient
(Cronbach’s Alpha) was determined to be 0.967 indicates that the instrument is reliable.
The analysis of the collected data is currently ongoing using the SPSS software package. Depending on
the normality of the data distribution, parametric or non-parametric tests (t-test, ANOVA, etc.) are being
applied to conduct a profile analysis of the teacher candidates. This study positions artificial intelligence
not merely as a technical tool but as a dynamic element that fundamentally transforms classroom
pedagogical patterns and teacher-student interactions. It is expected that the findings will shed light on
how teacher candidates can develop into guides who enrich the classroom environment by transforming
this technological revolution into an educational vision.
Keywords: Artificial Intelligence, Readiness, Teacher Candidates, Artificial Intelligence in Education,
Teacher Training.