17. Ulusal Endoskopik, Laparoskopik ve Robotik Cerrahi Kongresi, Antalya, Türkiye, 25 - 29 Ekim 2024, ss.186, (Özet Bildiri)
Küresel ısınma ve beraberinde getirdiği iklim değişikliğinin temel nedenlerinden biri olan sera gazları, doğal yollar dışında büyük oranda insan faaliyetleri kaynaklı açığa çıkmaktadır. Çevresel zararlarının yanı sıra insan sağlığına da olumsuz etkileri bulunan iklim krizi, ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Sağlık bakım hizmetleri sera gazı emisyonunun önemli bir kısmından sorumludur. Gastrointestinal endoskopi işlemlerinin açığa çıkardığı sera gazı emisyonunun, tüm sağlık bakım hizmetlerinin oluşturduğu tehlikeli atıkların en yüksek üçüncü üreticisi olduğu tahmin edilmektedir. Endoskopi ünitelerinin karbon ayak izini belirleyen unsurlar arasında havalandırma, iklimlendirme, ısıtma-soğutma sistemleri, sarf malzemeleri, tıbbi cihazlar, malzemelerin tedariği, anestezikler, sterilizasyon yöntemleri, atık miktarı ve bu atıkların yönetimi gibi birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörlere ek olarak işlemin yöntemi, süresi, işlem sonrası gelişebilecek olası komplikasyonlara bağlı hastanede yatış ve süresi ve hastanın ek bakım ihtiyacı ele alınarak incelenmelidir. Avrupa Gastrointestinal Endoskopi Derneği ve Avrupa Gastroenteroloji ve Endoskopi Hemşireleri Derneği tarafından endoskopik işlemlerin açığa çıkardığı karbon ayak izini azaltmak için önerilerde bulunan bir rehber yayınlanmıştır. Bu rehber, sürdürülebilir endoskopi için gereksiz işlemlerden/girişimlerden kaçınmayı, akılcı ve etkili ilaç/sarf malzeme ile az atık ve invaziv girişim gerektiren yöntemlerin kullanımını, tele-sağlık uygulamalarının endoskopi uygulamalarına entegre edilmesini, uygun olan her hastaya ayaktan tedavi uygulanmasını, endoskopi ünitelerinin sürdürülebilir ilkeler doğrultusunda tasarlanmasını, iklimlendirmesini, ısıtma-soğutma sistemlerinin kullanılmasını, yenilenebilir enerji kullanımına yönlendirilmesini, hastaların ve çalışanların eğitimini, sürdürülebilir endoskopi üzerine araştırmaların teşvik ve finanse edilmesini, rehberler geliştirilmesini, geliştirilen bu rehberlerin uygulanmasını, denetlenmesini, hükümetlerin çevresel sürdürülebilirliğe yönelik adımlar atmasını ve 2050 yılına kadar sıfır sera gazı emisyonu hedefini gerçekleştirmesini önermektedir. Sonuç olarak, sağlık hizmetlerinde sera gazı emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğiyle mücadele etmek için endoskopi uygulamalarında sürdürülebilirlik önlemlerinin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Rehberde belirtilen stratejilerin tüm dünyada benimsenmesi ve uygulanması, hem çevreyi koruma hem de halk sağlığını iyileştirme adına kritik bir adım olacaktır. Bu konuda endoskopi ekibinin önemli bir üyesi olan hemşirelerin katkılarının da çok önemli olduğu açıktır. Anahtar Kelimeler: Endoskopi, Karbon ayak izi, Sürdürülebilirlik