Türkiye klinikleri veteriner bilimleri (online), cilt.15, sa.2, ss.1-9, 2024 (TRDizin)
Antibiyotikler beşeri tıp, ziraat ve veteriner hekimlik
alanında çeşitli kullanım alanları bulmakta olup, hayvanlarda sadece
hastalıkların tedavisinde değil büyümenin arttırılması gibi amaçlarla sıklıkla kullanılmakta
ve bu süreçle birlikte oluşan antibiyotik direnci gerek insan sağlığı gerekse
gıda güvenliği için önem arz etmektedir. Su ekosistemi bu direncin yayılmasında
önemli rol oynamakta olup, insan ve hayvan kaynaklı metabolitler ve buna
paralel direnç genlerinin taşınması ile bunlarla kontamine deniz canlılarının
tüketilmesi sonucu direncin konakta yer alan bakterilerine aktarılması söz
konusudur. Bu durumda oluşabilecek çoklu ilaca dirençli (MDR) bakteriler,
Amerika Bulaşıcı Hastalıklar Derneği (IDSA) “Dünya çapında insan sağlığına
yönelik en büyük tehditlerden biri” olarak tanımlanmaktadır. Çoklu direnç tipleri içerisinde, genişlemiş
spektrumlu beta laktamaz üretebilen bakteriler ön plana çıkmakta olup, gerek
son çare olarak görülebilen ve önemli hastalıkların tedavisinde kullanılan beta
laktamaz grubu antibiyotiklere direnç oluşturmaları gerekse bunları kodlayan
genlerin plazmidler üzerinde bulunmasıyla bakteri türleri içinde ve arasında
aktarılabilmesi ön plana çıkmalarına neden olmaktadır. Genişlemiş spektrumlu
β-laktamaz (ESBL:Extended Spectrum Beta-Lactamase) üreten Enterobacteriaceae üyelerinin neden olduğu enfeksiyonlar dünya çapında
yayılmakta ve artan mortalite, morbidite, sağlık bakım maliyetleri ile ilişkili
olup geniş spektrumlu antibiyotik ihtiyacı belirmektedir. Dirençli suşlarla
mücadele etmek için yeni antibiyotiklere ihtiyaç olduğu gözlemlenmektedir. Bu
derleme ile amaç su kaynaklı gıdalarda ESBL üreten Enterobacteriaceae‘ların dünya üzerindeki prevalansına dikkat
çekmek ve dirençli bakterilerin yaratabileceği sorunu gösterebilmektedir.