HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNİN KLİNİK ÖĞRENME ORTAMI VE BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ BAKIM ALGILARI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ


Akyürek P., Kaya G., Çulha Y., Büyükyılmaz F.

8. Ulusal 4. Uluslararası Temel Hemşirelik Bakımı, Çanakkale, Türkiye, 1 - 03 Ekim 2026, ss.245-246, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Çanakkale
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.245-246
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Giriş: Klinik öğrenme ortamı, öğrencilere sınıfta öğrendikleri teorik bilgileri klinik uygulamaya aktarma fırsatı sağlarken, hemşirelik mesleğinin uygulamaları, beklentileri ve çalışma ortamıyla tanışmalarına da katkı sağlar. Klinik öğrenme ortamı ve bireyselleştirilmiş bakım algısının mesleki bilgi, beceri ve davranış kazanımındaki önemi, öğrencilerin bu konudaki görüş ve algılarının belirlenmesini gerekli kılmaktadır. Böylece, klinik öğrenme ortamını ve bakım davranışlarını olumlu etkileyen özellikler desteklenebilir, olumsuz faktörlere yönelik önlemler alınabilir.

Amaç: Araştırma, hemşirelik öğrencilerinin klinik öğrenme ortamı ve bireyselleştirilmiş bakım algılarını değerlendirerek aralarındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirildi.

Yöntem: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı türde gerçekleşen araştırmanın örneklemini, Şubat-Nisan 2025 tarihlerinde, İstanbul’da yer alan iki farklı üniversitenin hemşirelik lisans programlarımda öğrenim gören öğrenciler oluşturdu (N=403). Veriler Yapılandırılmış Bilgi Formu, Klinik Öğrenme Ortamı, Denetim ve Hemşire Öğretim Elemanı Ölçeği (CLES+T) ve Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası-A-Hemşire Versiyonu ölçeği ile toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, t-test, ki-kare testi ve ANOVA testi kullanıldı.  İstatistiksel olarak anlamlılık değeri p<0,05 olarak kabul edildi. 

Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 21,50±2,30 yıl, %75,4’ü kadın, %42,7’si 2. Sınıf ve ağırlıklı not ortalaması 2,92±0,43 olarak belirlendi. Öğrencilerin CLES+T Puan Ortalamaları alt boyut puan ortalamalarından Klinikteki Pedagojik Atmosfer 3,86±0,92, Klinik Yöneticisinin Liderlik Tarzı 3,92±0,92, Klinikteki Hemşirelik Tesisleri 3,82±0,94, Süpervizyon İlişkisi 3,89±1,01 ve Hemşire Öğretmeninin Rolü puan ortalamasının 4,13±0,86 olduğu görüldü. Öğrencilerin BBS-A toplam madde puan ortalaması 4,23±0,78 olduğu, alt boyut puan ortalamaları sırasıyla Karar Verme Rolü 4,28±0,79, Klinik Durum 4,22±0,81 ve Kişisel Yaşam Durumu 4,16±0,83 olduğu görüldü. Öğrencilerin CLES+T ve BBS-A puan ortalamaları arasındaki ilişki incelendiğinde, CLES+T ile BBS-A arasında orta düzeyde, pozitif yönde, anlamlı ilişki olduğu saptandı (p˂0,001). Cinsiyet, sınıf düzeyi, hemşirelik mesleğini seçmeden önce meslek hakkında bilgi sahibi olma, hemşirelik mesleğini isteyerek seçme, klinik uygulama yapılan birim ve klinik uygulamanın amacının klinik öğrenme ortamı ve bireyselleştirilmiş bakım algısı üzerinde etkili değişkenler olduğu belirlendi (p <0,05).

Sonuç: Hemşirelik öğrencilerinin klinik öğrenme ortamı algıları ve bireyselleştirilmiş bakım algıları iyi düzeyde olup, klinik öğrenme ortamı ile bireyselleştirilmiş bakım algıları birbirinden etkilenmektedir. Bu doğrultuda, hemşirelik öğrencilerinin hasta bakım süreçlerinde ve hemşirelik uygulamalarında aktif rol almalarını destekleyen ve öğrenmeyi teşvik eden olumlu bir klinik öğrenme ortamının geliştirilmesi ve sürekliliğinin sağlanması oldukça önemlidir.

Anahtar kelimeler: Klinik öğrenme ortamı, bireyselleştirilmiş bakım, hemşirelik öğrencileri