Akciğer Hacim Azaltıcı Cerrahi Sonrası Görülen Nadir Bir Komplikasyon: Subkonjonktival Amfizem


Creative Commons License

Sarbay İ., Kara H. V., İşcan M., Sağlam Ö. F., Turna A.

10. Ulusal Göğüs Cerrahisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 25 - 28 Nisan 2019, ss.100-101, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.100-101
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Giriş: Akciğer Hacim Azaltıcı Cerrahi (AHAC), tüm tedavilere karşın dispnesi olan amfizemli, yüksek rezidüel hacimli ve düşük akciğer fonksiyonlarına sahip seçilmiş hasta grubunda uygulanmakta olan bir işlemdir. Bu operasyon sonrası bazı hastalarda uzamış hava kaçağı ve pnömoderma gelişebilmektedir. Bazı ileri olgularda subkonjonktival amfizem nadir bir komplikasyon olarak ortaya çıkabilmektedir. Olgu: 61 yaşında kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan erkek bir hasta tarafımıza başvurdu.Hastaya 3 yıl önce sağ akciğerden AHAC operasyonu yapılmış idi. Hastanın güncel tetkiklerinde sol akciğer alt lobda 12x5mm boyutlarında malignite şüphesi olan bir lezyon gözlenmekte idi. Hastanın solunum fonksiyon testlerinde FEV1 0,66 lt (%23) ve FEV1/FVC %43 olarak hesaplandı. Bu hastaya tek porttan videotorakoskopik AHAC operasyonu yapıldı ve şüpheli lezyon da wedge rezeksiyon ile çıkarıldı. Ameliyat sonrasındaki ikinci günde hastada pnömoderma gelişti. -5 cm H2O negatif başınç uygulanarak takip edilmesine rağmen pnömoderma artmaya devam etti. Kalın iğneler ile hava drenajı sağlanmaya çalışıldı. Postoperatif beşinci günde rutin muayene sırasında hastada subkonjonktival amfizem tespit edildi(Şekil). Hastanın ciltaltına 16F toraks dreni yerleştirilerek ayı bir negatif basınç sistemine bağlandı. Takip eden günlerde hastanın hem pnömoderma hem de subkonjonktival amfizem bulgusunun ek bir müdahale gerekmeden gerilediği gözlendi. Operasyondan sonraki 10. günde toraks ve ciltaltı drenleri çekildi. Hasta bu süre zarfında mobilizasyonu kısıtlanmasından dolayı kuşkulanılan pulmoner emboli ve pnömoni nedeniyle gördüğü ek tedavilerinin de ardından postoperatif 30. günde taburcu edildi. Cerrahi piyesin incelenmesi ile 1cm'e ulaşan tümör infiltrasyonu ve adenokarsinom tanısı konuldu. Sonuç: Subkonjonktival amfizem kafa tabanı kırığı gibi travmatik olgular dışında oldukça nadir olmakla birlikte uzamış hava kaçağı ve pnömodermaya sekonder olarak nadiren ortaya çıkabilmektedir. Hava kaçağı ve cilt altı amfizemine zamanında müdahale ile komplikasyonların önüne geçilebilmektedir. Anahtar kelimeler: AHAC, VATS, subkonjonktival amfizem, pnömoderma