15. Türk Hepato Pankreato Bilier Cerrahi Kongresi ve 6. Hepato Pankreato Bilier Cerrahi Hemşireliği Kongresi, İstanbul, Turkey, 9 - 12 September 2021, pp.295-298, (Summary Text)
Karaciğer nakli, yaşam kurtarıcı bir girişim olmasının yanı sıra alıcının yoğun tedavi
uygulamalarını ve izlemini gerektiren karmaşık bir süreçtir. Karaciğer nakli sonrası hasta
bakımının amacı, hastanın iyileşmesini sağlamak, komplikasyonları önlemek ve tedaviye ömür
boyu uyum sağlaması için ameliyat öncesi, sırası ve sonrası dönemde gereken bilgilendirme ve
eğitimin verilmesini sağlamaktır (Brustia ve ark., 2019; Karahan, 2021). Karaciğer nakli
sonrası etkin hasta eğitimi; yazılı ve sözlü bilgilendirmenin teknolojik yöntemlerle
harmanlandığı, bireyselleştirilmiş bakımın yanında grup eğitimi ve desteklerini de içeren, hasta
odaklı girişimlerin sağlık bakım profesyoneli yönetiminde gerçekleştirilmesidir. Böylece hasta
ve yakınları karmaşık ve kritik tedavi sürecini anlar, kolay uyum sağlar ve hastanın sağlık öz
yönetimi ve başa çıkma becerisi güçlendirilebilir (Engelke ve ark., 2018; Brustia ve ark., 2020;
da Silva Knihs ve ark., 2020; Karahan, 2021).
Karaciğer nakli olan hastanın ve bakımından sorumlu kişilerin eğitiminde yer alması
gereken eğitim içeriği; immunosupresif tedavi yönetimi, rejeksiyon ve infeksiyon gibi
komplikasyonların önlenmesi, beslenme ve egzersiz yönetimi, metabolik ve kalp damar
hastalıklarının önlenmesi, günlük yaşam aktiviteleri ve sağlık kontrolleri, cinsel yaşamın
düzenlenmesi, osteoporozun önlenmesi ve kanserden korunma vb. başlıkları ile özetlenebilir.
Bu çalışmada, güncel literatür doğrultusunda karaciğer nakli sonrası hasta taburculuk eğitimine
ilişkin son 10 yılda yayınlanmış kanıta dayalı klinik uygulama rehberlerinin önerilerine yer
verilmiştir (Practice Guideline by the American Association for the Study of Liver Diseases
and the American Society of Transplantation, 2013; European Association for the Study of the
Liver Guideline, 2015; UK Clinical Guideline, 2019). Bu öneriler aşağıdaki gibidir;
İlaç Yönetimi: Kalsinörin inhibitörü (KNİ) Takrolimus, günümüzde karaciğer nakli sonrası
immunosupresif tedavinin temelini oluşturur. Her hastanın immünosupresif tedavisi
bireyselleştirilmeli ve 6 ayda bir gözden geçirilmelidir. Hastanın ilaçlarla ilgili verilen eğitimi anlaması ilaç uyumu açısından önemlidir. İlaç uyumunu artırmak için telefon uygulamaları,
hatırlatıcılar, elektronik izlem sistemleri ve kolaylaştırıcı ilaç kutuları vb. kullanılmalıdır.
Alınamayan dozlar ve ilaçlara bağlı oluşan yan etkiler nakil merkezine bildirilmeli ve ilaçların
kullanımı bırakılmamalıdır.
Komplikasyonların Önlenmesi: Hastaya ateş, titreme, karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, cilt
ve/veya gözlerin sararması veya kaşıntı gibi rejeksiyon belirti ve bulguları öğretilmelidir.
Enfeksiyonları önlemek amacıyla hasta aktif enfeksiyonu olan bireylerle temastan ve kalabalık
yetersiz havalandırılmış ortamlardan kaçınmalı, el ve vücut hijyeni sağlanmalı, az pişmiş et ve
çiğ sebze meyve tüketilmemelidir. İnsizyon çevresinde kızarıklık, ağrı, akıntı; cildin herhangi
bir yerinde kızarıklık ve ağrı gibi enfeksiyon belirti ve bulguları nakil merkezine bildirilmelidir.
İnfeksiyon riski yüksek hastalarda ilk 3 ay oral yoldan antibiyotik profilaksisi (Gansiklovir,
Valgansiklovir) yapılması önerilmektedir.
Metabolik ve Kalp Damar Hastalıklarının Önlenmesi:Karaciğer işlevinin etkilenmesi ile
görülen metabolik sendromun klinik özellikleri, özellikle insüline dirençli (tip 2) DM, obezite,
dislipidemi ve arteriyel hipertansiyon, tek başına veya kombinasyon halinde geç dönemde
morbidite ve mortaliteye neden olur. Kalp-damar hastalığını önlemek için KNİ dozları
azaltılmalı ve risk saptayan ölçekler ile hastalar düzenli değerlendirilmelidir. Hipertansiyonun
tedavisinde ilaç etkileşimi gelişmeyen antihipertansif tercih edilmeli (kalsiyum kanal
blokerleri) ve hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri ile arteriyel kan basıncının ideal olarak 130-
80 mmHg düzeyinde tutulması sağlanmalıdır. Diyabetin izleminde etkin kan şekeri izlemi,
steroidlerin azaltılması, diyet ve egzersiz ile hastanın desteklenmesi önerilir.
Beslenme ve Egzersiz Yönetimi: Biyoyararlanımı artırmak için Takrolimus açken alınmalı, ilaç
etkileşimlerini önlemek için greyfurt, zerdeçal, zencefil gibi besinlerle alınmamalı, steroidlerin
ve KNİ etkisini azaltmak amacıyla tuzdan ve yağdan fakir diyet uygulanmalıdır. Her hasta
obezite riskinden dolayı diyetisyene danışmalıdır.
Kanserden Korunma: Nakil sonrası güneşe maruz kalmamalı, şapka takmalı ve vücudu örten
kıyafetler tercih etmeli ve 50 faktörlü güneş kremi kullanmalıdır. Kanser tarama testleri ve
dermatolojik kontrolleri yıllık yapılmalı.Osteoporozun Önlenmesi: Tüm karaciğer nakli hastaları öncesinde kemik dansitometrisi
ölçülmeli kortikosteroid ve heparin kullanımı azaltılmalıdır. Destekleyici kalsiyum ve D
vitamini alınmalı, nakilden 1 yıl sonra kemik dansitometrisi ölçümü tekrarlanmalıdır.
Egzersizler ile kemik ve mineral yapısı korunmalı sürdürülmelidir.
Günlük Yaşam Aktiviteleri, Sağlık Kontrolleri ve Gebelik: Tüm hastalar tütün kullanımı
konusunda titizlikle sorgulanmalıdır ve hastalar bağımlılık terapisine yönlendirilmeli.
Seyahatle ilgili risklerin azaltılmasına yönelik en az 2 ay önce nakil ekibiyle birlikte en uygun
stratejileri belirlenir. Genellikle ilk 6 ay enfeksiyon riski nedeniyle nakil ekibi önermedikçe
yurt dışına çıkılmamalıdır. Canlı bir virüs içeren başka bir aşı için aşılama gerektiren yabancı
bir ülkeye bir gezi planlıyorsa, gitmeden en az 6 hafta önce nakil ekibine danışılmalı ve tüm
sağlık kontrolleri düzenlenmelidir. . 38°C ve üzeri ateş, özellikle krampın eşlik ettiği veya kan
içeren ishal, 12 saatten fazla süren kusma, döküntü ve kaşıntılar, ağrı, özellikle karın bölgesinde
ağrı vb. durumlar acil olarak sağlık kuruluşuna başvurulmasını gerektirir.Gebelik, nakil sonrası
1 yıl ertelenmeli ve sağlıklı greft işlevi varsa planlanmalıdır.