3. ULUSLARARASI VETERİNER BİYOKİMYA VE KLİNİK BİYOKİMYA KONGRESİ, Van, Türkiye, 23 - 25 Mayıs 2024, ss.35-36, (Özet Bildiri)
Son
yıllarda, MikroRNA'lar (miRNA) üzerindeki araştırmalar artış göstermiştir. Bu
kısa RNA molekülleri, 19-25 nükleotit uzunluğunda olup, hedef genlerin
post-transkripsiyonel olarak susturulmasını düzenlerler. Araştırmalar, küçük yapıdaki bu moleküllerin, organizma
içinde kritik roller üstlenebildiklerini göstermektedir. Hastalık
biyobelirteçleri çoğunlukla tümör veya normal embriyo dokuları tarafından
salgılanırken sağlıklı yetişkin dokularında ve kanında nadiren bulunur. Oysa bu
durum erken tanı teşhisinde ve profilakside oldukça önemlidir. Hastalıkların
tedavisinde kullanılabilecek daha etkin, doğru, spesifik ve hassas tarama
biyobelirteçlerine olan gereksinimin ciddiyeti, dolaşımdaki miRNA'ların, klinik
uygulamalar için önemini ortaya koymaktadır. Potansiyel miRNA biyobelirteçleri,
hem sağlıklı bireylerde hem de hastalarda görülmektedir. Sağlıklı ve hasta
bireyler arasındaki ifade düzeylerindeki farklar genellikle minimaldir. Bu
sebeple, hastalıklı bireyleri sağlıklı durumlardan doğru bir şekilde ayırmak
için detaylı araştırmalara ihtiyaç vardır. Son yıllarda, miRNA'ların birden fazla geni ve temel
biyolojik mekanizmaları hedefleme yeteneğinin ortaya çıkmasıyla , bu moleküllerin
hem biyobelirteçler hem de terapötik ajan olarak kullanımları konusuna odaklanılmıştır. Derlememizde, pet hekimliğinde, hasta popülasyonunun oldukça büyük bir
bölümünü oluşturan kedilerin; hastalıklarının
tanı ve tedavisinde kullanılmak üzere araştırılan ve çalışılan miRNA
biyobelirteçlerini ve biyobelirteç adaylarını paylaşmaya çalıştık. Elde edilen
bilgilerin biyokimyasal parametrelerle birlikte değerlendirildiğinde birçok
hastalığın erken tanısında ve terapötik yaklaşımında faydalı olabileceği
kanaatindeyiz.