COVID-19 enfeksiyonu sonrası koroid değişikliklerinin uzun süreli takibi: koroid kalınlığı ve koroid vaskülarite indeksi analizi


Hepokur M., Güneş M., Durmuş E., Aykut V., Esen F., Oğuz H.

TOD 55. Ulusal Kongresi, Antalya, Türkiye, 3 - 07 Kasım 2021, ss.1, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ VE AMA :Covid-19 enfeksiyonu sonrası uzun d nem subfoveal koroid kalınlığı, peripapiller koroid kalınlığı ve koroid vaskularite indeks

değişikliğinin değerlendirilmesi

Y NTEM:Bu prospektif, uzun d nem  alışmaya 16 Covid-19 hastasının 32 g zü ve aynı yaştaki 17 sağlıklı kontrolün 34 g zü dahil edildi. Covid-

19 grubu, ilk olarak hastalığın başlangıcından sonraki 15-40 gün arasında ve daha sonra hastalıktan sonraki 9. ayda değerlendirildi. Subfoveal

koroid kalınlığı (SFKK) g rüntünün 7 ayrı noktasından  l üldü (Şekil 1A). Peripapiller koroid kalınlığı (PPKK) 6 lokasyonda değerlendirildi (Şekil

1B). Subfoveal EDI-OKT g rüntüsü Image-J yazılımı kullanılarak ayrıca analiz edildi ve total koroid alanı (TKA) ve koroid vaskülarite indeksi (KVİ)

hesaplandı (Şekil 1C).

BULGULAR:Covid-19 grubu ile kontrol grubu arasında demografik ve klinik  l ümler a ısından anlamlı fark yoktu (Tablo 1). Covid-19 grubunda

erken d nemde SFKK, T500 hari  tüm subfoveal lokasyonlarda kontrollere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı azdı. PPKK’nın tüm lokasyonlarında

erken d nemde kontrollere g re azdı fakat sadece superotemporal ve temporal b lgelerde istatistiksel olarak anlamlıydı. Ge  d nemde Covid-19

grubu ile kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı fark kalmadı. Covid-19 grubunda ge  d nemde SFKK, erken d neme kıyasla tüm

b lgelerde istatistiksel olarak anlamlı  l üde artarak normale d ndü. PPKK’ında tüm lokasyonlarda artış g zlendi fakat superonasal, temporal ve

inferotemporal b lgelerde istatistiksel olarak anlamlıydı (Tablo 2). Covid-19 grubunda erken d nemde kontrol grubuna g re anlamlı olarak daha

kü ük TKA’ya sahipti ve ge  d nemde bu fark istatistiksel olarak anlamsız hale geldi (Şekil 2A) ve KVİ bu hastalarda değişmeden kaldı (Şekil 2B).

TARTIŞMA VE SONU :Hastalığın erken d neminde koroid kalınlığı ve TKA azalırken KVİ değişmedi. Bu bulgular, koroidal stroma veya kan

damarlarının se ici tutulumundan ziyade koroidin küresel tutulumunu g stermiştir. Ge  d nemde koroidopatinin geri d nüşümlü olduğu

g sterilmiştir.