İstanbul Yeşil Alanlar Çalıştayı, İstanbul, Türkiye, 5 - 06 Şubat 2020, ss.79-93, (Tam Metin Bildiri)
Artık dünya nüfusunun
çok büyük bir bölümü kentlerde yaşamaktadır. Kentsel yerleşimler nüfus arttıkça
kent içi ve çevresindeki yeşil alanları yok edecek şekilde genişlemektedir.
Kentin kalabalığından uzaklaşmak isteyen kentlilerin doğayla iç içe olma
yönündeki talepleri de zaman içerisinde artmaktadır. Bu taleplerin
karşılanmasında kent içi ve yakınındaki yeşil alanlar ön plana çıkmaktadır. Dünyada
artık kent içindeki beton ve asfalt miktarını bir başka deyişle gri altyapı
miktarını azaltacak şekilde, var olan yeşil alanları birleştiren planlama
yöntemleri ve anlayışları yaygınlaşmaktadır. Bunlar; “Ekosistem Hizmetleri”, “Doğal
Çözümler”, “Yeşil Altyapı” vb. farklı isimler alan, fakat ana amacı kentlerdeki
yeşil alanları artırmak, bu alanların birbiriyle ve kırsal yeşil alanlarla
bağlantısını güçlendirmek, yaban hayatını kentin bir parçası yapmak olan yaklaşımlardır.
Yeşil alanlar; birbiriyle ve kentle bağlantısı olmayan parklar, doğal alanlar
ve rekreasyon alanlarıdır. Yeşil altyapı ise yeşil alanlardan farklı olarak;
doğal alan sistemleri ve diğer açık alanları aralarında yeşil koridorlar
oluşturacak şekilde insanlara ve çevreye kazandıracağı ekolojik yararları
korumak ve yönetmek amacıyla oluşturulan bir sistemdir. Yeşil altyapının topluma sağladığı faydalar kültürel ekosistem hizmetleri
olarak adlandırılır. Bunlardan biri de iklim krizi ve kentsel ısı adalarından
kaynaklı sel ve taşkınları önlemeye yönelik sağladığı hizmetlerdir. Öte yandan,
İstanbul dünyanın en değerli metropollerinden biridir. Kentin tarihi, doğal
yapısı ve coğrafi konumu onu pek çok açıdan bir dünya başkenti konumuna
yükseltmektedir. Fakat İstanbul’a yönelik önemli ekolojik tehditlerin varlığı
da inkar edilemez. Bu bildiride İstanbul gibi eşsiz özelliklere sahip bir
kentin yeşil alan planlamasında ihtiyaç duyulan yeni bir bakış açısı
oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla; öncelikle yeşil altyapı kavramı
detaylıca irdelenmiştir. Ardından kültürel ekosistem hizmetleri tanıtılmış ve
yeşil altyapı ile kültürel ekosistem hizmetleri arasındaki bağ ve ilişkiler
mercek altına alınmıştır. Daha sonra da İstanbul kentinin karakteristik
özellikleri de göz önünde tutularak, yeşil altyapı ve kültürel ekosistem
hizmetleri kavramları temelinde yeşil alan planlamasına ilişkin öneriler
geliştirilmiştir.