Aile Psikopatolojisi, Erdinç Öztürk, Editör, Türkiye Klinikleri Yayınevi, Ankara, ss.118-126, 2021
Bağımlılık, gelişiminde genetik, psikososyal ve çevresel faktörlerin rol oynadığı kronik, nörobiyolojik ve yaşam boyunca devam edebilen bir hastalıktır. Alkol ve madde bağımlılığı, bağımlı kişilerin yanı sıra ailelerini, çocuklarını ve genel olarak tüm toplumu olumsuz yönde etkileyen günümüzün en önemli halk sağlığı sorunlarından birisi olarak görülmektedir. Aile, alkol ve madde bağımlılığı açısından hem etiyolojik bir unsur olması hem de bağımlılığa karşı mücadelede etkin bir şekilde kullanılması sebebiyle bağımlılığa karşı temel bir faktör olarak işlev görmektedir. Alkol ve madde bağımlılığının ailesel risk faktörleri arasında; aile içi çatışma, anne-babanın eğitim durumu, parçalanmış bir aileye sahip olma, ebeveyn ile çocuk arasındaki soğuk ve samimiyetsiz ilişki, ebeveynlerin çocuklarına yetersiz/düşük düzeyde duygusal destek vermesi, ebeveynin aile içindeki genel memnuniyetsiz tavrı, ebeveyn-çocuk arasındaki etkileşimin kalitesinde düşüklük, çocuğa kötü muamelede bulunma, yanlış çocuk yetiştirme stilleri, akran gruplarında madde kullanımı olan ark.n olması ve bu gruplar içerisinde maddeye erişimin kolay olması yer almaktadır. Negatif ve empatiden uzak doğadaki aile dinamikleri çocukların bazı durumlarda ihtiyacı olan aile desteğini alamamaları sebebiyle alkol ve maddeyi kötüye kullanmalarına yol açabilirken; pozitif, destekleyici ve empati yönelimli aile dinamikleri ise alkol veya maddenin aşırı, kontrolsüz ve zarar verici kullanımına karşı önleyici bir unsur olarak bağımlılığa giden yolda bireylerin sahip oldukları sorunların güven duyulan ve sağlıklı ilişkilerin kurulduğu aile yönelimli strateji ve tekniklerle çözümlenmesine önemli katkılar sağlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Bağımlılık; alkol ve madde bağımlılığı; aile; çocuk yetiştirme stilleri