Değişen Maddeye Karşı Değişmeyen İz: NPS Tespitinde Bitki Yanma Profilleri


Creative Commons License

Türkmen Z.

1. Uluslararası Katılımlı Adli ve Klinik Toksikoloji Günleri, Manisa, Türkiye, 10 - 11 Ekim 2025, ss.1-3, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Manisa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1-3
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Yeni psikoaktif maddeler (NPS), dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün çeşitlenmekte ve bu durum adli toksikoloji laboratuvarlarının sürekli yeni yöntemler geliştirmesini zorunlu kılmaktadır. Sentetik kannabinoidler başta olmak üzere birçok NPS, kısa sürede kimyasal yapısını değiştirerek yasal düzenlemelerden ve mevcut analiz yöntemlerinden kaçabilmektedir. Bu hızlı değişim, her seferinde yeni validasyon süreçleri gerektirmekte hem insan gücü hem de mali kaynak açısından büyük yük oluşturmaktadır (Santos ve ark., 2024; Marandiuc ve ark.,2025). Ancak tüm bu değişkenlik içinde sabit kalan unsur, bu maddelerin püskürtüldüğü taşıyıcı bitkilerdir. Türkiye piyasasında kullanılan taşıyıcı bitki sayısı oldukça sınırlıdır ve özellikle kullanıcı dostu içim özellikleri nedeniyle öne çıkan Salvia türleri dikkat çekmektedir (Gateva ve diğerleri, 2016; Takeda ve diğerleri, 2020).

Bu çalışma kapsamında değişken aktif maddeler yerine sabit kalan taşıyıcı bitkilerin yanma profilleri incelenmiştir. Piyasada yaygın olarak bulunan farklı Salvia L. türleri aktarlardan temin edilmiş, laboratuvarda standart bir yakma düzeneği ile kontrollü şekilde yakılmış ve oluşan duman bileşenleri GC-MS cihazı ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, ülkemizde satışta olan Salvia türlerinin yanma sonucu ortaya çıkan karakteristik kimyasal profilleri ortaya konmuştur. Bu profiller, sahada ele geçirilen şüpheli materyallerin değerlendirilmesinde referans imzalar oluşturacak; özellikle etken madde tespit edilemeyen örneklerde, dolaylı biyobelirteçler aracılığıyla ürünün yasa dışı kullanıma yönelik hazırlanıp hazırlanmadığına dair güçlü çıkarımlar yapılabilmiştir.

Elde edilen bulgular, adli toksikolojide yeni bir yaklaşımın mümkün olduğunu göstermektedir:  değişken aktif maddeler yerine sabit kalan taşıyıcı bitkileri ve onların yanma imzalarını merkeze almak. Bu sayede, aktif madde tespit edilemeyen şüpheli durumlarda adli süreçlerin desteklenebildiği, akut toksisite vakalarının kaynağının daha hızlı aydınlatılabildiği ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılabileceği düşünülmektedir. Ayrıca elde edilen verilerin bağımlılıkla mücadele stratejilerine bilimsel katkı sağlayabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Sonuçta bu çalışma, yalnızca kimyasal analiz değil, aynı zamanda biyolojik etki potansiyeli öngörüsüyle de bütüncül bir değerlendirme sunmaktadır. Böylece hem adli toksikoloji laboratuvarlarının yükünü hafifletecek, hem de AMATEM, Adli Tıp Kurumları ve Denetimli Serbestlik gibi sahada görev yapan kurumlara etkin, güvenilir ve sürdürülebilir yeni bir değerlendirme aracı sağlayacaktır.