1st International Oncological Emergencies Congress, 7 - 10 Ekim 2021, ss.40-41, (Tam Metin Bildiri)
ACİL DAHİLİYE POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN SOLİD ORGAN MALİGNİTESİ OLAN HASTALARIN BAŞVURU NEDENLERİ VE SONUÇLARI
Acil dahiliye polikliniğine başvuran solid organ maligniteli hastaların primer tanıları,
başvuru nedenleri ve acil dahiliye polikliniğinde yapılan tedaviler ve sonuçlarını incelemektir.
01.06.2009-31.05.2010 tarihleri arasında acil dahiliye polikliniğine başvuran ve tetkikleri
tamamlanıp bir sonuca varılan solid organ maligniteli hastalar prospektif gözlemsel bir
çalışmaya alındı. Hastaların demografik bilgileri, geliş şikayetleri, tanıları ve sonuçları
değerlendirildi. Çalışmaya alınan 930 hastanın toplam 1316 başvurusu mevcuttu. Hastaların
482'si (%51,8) erkek; 448'i (%48,2) kadın cinsiyetindeydi. Başvuran hastaların 353'ü (%26,8)
akciğer, 161'i (%12,2) meme ve 124'ü (%11,9) kolorektal kanser tanısıyla takip edilmekteydi.
Başvuruların 511'i (%38,8) nefes darlığı, 369'u (%28) halsizlik, 266'sı (%20,2) ateş şikayeti
nedeniyleydi. Hastaların 442’sine (%33,5) primer maligniteye ve metastazına bağlı şikayetler ,
182’sine (%13,8)pnömoni (6’sı aspirasyon pnömonisi), 151’ine (%11,4) hiperkalsemi , 96’sına
(%7,2) idrar yolu enfeksiyonu , 91’ine (%6,9) anemi , 90’ına (%6,8) sepsis , 70’una (%5,3)
hiperpotasemi, 54’üne (%4,1) febril nötropeni , 49’una (%3,7) akut gastroenterit , 49’una
(%3,7) assit , 46’sına (%3,4) kemoterapiye bağlı yan etki , 36’sına (%2,7) odağı belli olmayan
enfeksiyon , 31’ine (%2,3) hiponatremi (bu hastalardan 2’sinde uygunsuz ADH sendromu
saptandı), 27’sine (%2,0) akut böbrek yetmezliği, 23’üne (%1,7) hipokalsemi , 18’ine plevral
efüzyon (%1,3), 11’ine (%0,8)kolanjit , 11’ine (%0,8)ileus tanısı konuldu. Hastaların 596’sının
(%45,2) tedavisi acil polikliniğinde düzenlenip taburcu edildi; 348’i (%26,4) medikal onkoloji
polikliniğine yönlendirildi; 186’sı (%14,1) hastaneye yatırıldı; 123’ü (%9,3) yoğun bakım
ünitesine yatırıldı; 30’u (%2,2)acil servisi kendi isteği ile tedavisi sürmekte iken terk etti; 22’si
(%1,6) acil cerrahi polikliniğine transfer edildi; 3’ü (%0,2)tedavileri devam ederken acil
dahiliye polikliniğinde vefat etti. Günümüzde kanser sıklığındaki artışa paralel olarak acile
başvuran kanser hastalarının sıklığında da artış olması kaçınılmazdır. Kanser hastalarına tedavi
veren hekimlerin hastalara hastalıkları ve aldığı tedaviye bağlı olabilecek sorunları anlayacakları şekilde anlatması bu hastaların acil polikliniklerine başvuru sıklığını azaltacaktır.
Ayrıca yüksek riskli hastaların önceden belirlenmesini sağlayacak yeni protokollerin ve
skorlama sistemlerinin oluşturulması bu spesifik hasta gruplarında etkin ve hızlı tedavinin
yapılmasını kolaylaştıracaktır. Sağlık personelinin eğitimi yanında gerek acil ünitelerinin
gerekse bu hastalara hizmet veren servis ve polikliniklerin bu yönde yeniden düzenlenmesini
zorunlu kılmaktadır. Gerek akut sorunlar gerekse son dönem bakım için bu hastalara yönelik
bakım ve tedavinin yapılmasına uygun donanıma ve alana sahip üniteler, multidisipliner
yaklaşım sağlayan birimlerin oluşturulması hizmet kalitesini ve hasta memnuniyetini
arttıracaktır.