Alkolik Olmayan Yağlı Karaciğer Hastalığı ve/veya Tip 2 Diyabet Hastalarında Hepassosin ve TXNDC5’in Klinik Yararı


DURCAN E., SAGLAM E., DAG I., Dinç M., andac s.

Bağcılar Tıp Bülteni, cilt.8, sa.4, ss.355-362, 2023 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 8 Sayı: 4
  • Basım Tarihi: 2023
  • Doi Numarası: 10.4274/bmb.galenos.2023.2023-08-081
  • Dergi Adı: Bağcılar Tıp Bülteni
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.355-362
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Amaç: Alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığının (NAFLD) prevalansı hem genel popülasyonda hem de tip 2 diyabeti (T2DM) olan kişilerde yüksek olmakla birlikte; etiyopatogenezi üzerine çalışmalar halen devam etmektedir. Çalışmamızın amacı, T2DM’li hastalarda karaciğer yağlanmasının ultrasonografik derecesi ile hepassosin (HPS) ve tiyoredoksin domain içeren protein 5 (TXNDC5) serum düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya 156 katılımcı dahil edilmiş ve izole NAFLD, izole T2DM, hem NAFLD hem de T2DM ve sağlıklı kontrol olmak üzere dört grup oluşturulmuştur. Katılımcıların demografik verilerinin yanı sıra fiziksel özellikleri, laboratuvar bulguları ve karaciğer yağlanmasının ultrasonografik dereceleri tüm gruplar arasında değerlendirilmiştir. Bulgular: Ultrasonografik incelemeye göre, 1. ve 2. derece karaciğer yağlanması olan hastalarda HPS seviyeleri, karaciğer yağlanması olmayanlara göre anlamlı derecede yüksekti. HPS seviyeleri, sağlıklı kontroller de dahil olmak üzere katılımcıların büyük çoğunluğunda izole T2DM’li olanlardan anlamlı derecede yüksekti. HPS ile diyabet arasında önemli farklılıklar bulunmamıştır. Ayrıca, tüm gruplarda serum TXNDC5 düzeyleri ile ultrason sonuçları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Bu çalışmada, bulgularımız karaciğer yağlanması olanlarda serum HPS düzeylerinin karaciğer yağlanması olmayanlara göre daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar, HPS’nin NAFLD ile ilişkisi için daha fazla kanıt sağlamakta ve NAFLD patogenezindeki olası rolü hakkındaki anlayışımızı genişletmektedir. Ayrıca, çalışmamız ultrasonografik karaciğer yağlanması ile serum HPS düzeyleri arasındaki ilişkiye dair literatürdeki ilk araştırmalardan biri olarak kabul edilebilir.
Objective: The prevalence of non-alcoholic fatty liver disease (NAFLD) is high both in the general population and in people with type 2 diabetes mellitus (T2DM), while studies on its etiopathogenesis are still ongoing. The aim of this study is to investigate the association between the ultrasound grade of liver steatosis and serum levels of hepassocin (HPS) and thioredoxin domain-containing protein 5 (TXNDC5) in patients with T2DM. Method: The cross-sectional study included 156 participants who were divided into four groups: isolated NAFLD, isolated T2DM, both NAFLD and T2DM, and healthy controls. The demographic data as well as the physical characteristics, laboratory findings, and ultrasonographic grades of liver steatosis of the participants were evaluated between all groups. Results: According to ultrasound examinations, HPS values were significantly higher in patients with grade 1 and 2 liver steatosis than in patients without liver steatosis. HPS levels were significantly higher in the vast majority of participants, including healthy controls than in those with isolated T2DM. No significant differences were found between HPS and diabetes. There was no significant correlation between TXNDC5 serum levels and ultrasound results in all groups. Conclusion: In the present study, our results show that serum HPS levels were higher in individuals with liver steatosis than in individuals without liver steatosis. These results provide further evidence for the association of HPS with NAFLD and expand our understanding of its potential role in the pathogenesis of NAFLD. In addition, our study can be considered one of the first studies in the literature to investigate the association between ultrasonographic hepatic steatosis and serum HPS levels.