Akademisyen Kitabevi, Ankara, 2025
Evren, yalnızca fiziksel yasalarla tanımlanan bir boşluk değil, semboller aracılığıyla konuşan çok katmanlı bir gerçekliktir (Nasr, 1993). Kozmosun derinliklerindeki titreşimler, yıldızların ışığını taşımakla kalmaz, aynı zamanda insan düşüncesinin, sezgilerin ve sembollerin dilini de kodlar. Kuantum mekaniği gibi modern fizik paradigmaları, evrenin katı ve değişmez bir yapıdan ziyade, bilincin gözlemiyle şekillenen, dinamik bir potansiyeller bütünü olduğunu göstermektedir. (Bohm, 1980). Bu bilimsel yaklaşım, kadim felsefelerin mistik dili ile çağdaş bilimin matematiksel dilini buluşturan eşsiz bir köprü görevi görür (Penrose, 2004).Kozmosun Beş Kapısı metaforu altında yapılandırılan bu araştırma; evrensel düzenin matematiksel ve enerjetik yapısı, kuantum fiziğinin gerçeklik anlayışı, insanın içsel potansiyeli, Türk mitolojisinde yer alan kozmogonik anlatılar ve Selçuklu sanatındaki sembolik kodlama olmak üzere beş temel alana odaklanır. Bu beş alan, birbirinden bağımsız değil; aksine tamamlayıcı ve iç içe geçmiş bir bü-tünün parçaları olarak ele alınmakta, tarihsel ve metafizik bir sentezle yeniden yorumlanmaktadır.