İnoperabl/Metastatik Paraganglioma Ve Malign Feokromasitoma Tanılı Hastalarda LU-177 DOTATATE Tedavi Yanıtı


Güneren C., Uslu Beşli R. L., Şahin K., Şahin O. E., Kabasakal L., Sayman H. B.

36. Ulusal Nükleer Tıp Kongresi, Girne, Kıbrıs (Kktc), 8 - 12 Mayıs 2024, (Yayınlanmadı)

  • Yayın Türü: Bildiri / Yayınlanmadı
  • Basıldığı Şehir: Girne
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Giriş ve Amaç: Amacımız sistemik tedavi seçenekleri kısıtlı olan inoperabl/metastatik paraganglioma ve malign feokromasitoma tanılı hastalarda Lu-177 DOTATATE ile peptit reseptör radyonüklid tedavi (PRRT) etkinliğini değerlendirmektir.

 

Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde 2010-2024 yılları arasında en az 2 kür Lu-177 DOTATATE tedavisi almış paraganglioma ve feokromasitoma tanılı hastaların verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Tedavi sonrası en az 1 yıl takip edilmiş toplam 26 hasta çalışmaya dahil edilmiştir (14 paraganglioma,12 feokromasitoma). Hastalarda tedavi öncesi Ga-68 DOTATATE PET ile tümörde artmış somatostatin reseptör (SSTR) ekspresyonu (Krenning skor ≥2) gösterilmiş, hastalara ortalama 6 (2-13) kür tedavi verilmiştir. Hastalara 8-16 hafta aralıklarla ortalama 6.1 GBq (4,0-7,6 GBq) Lu-177 DOTATATE uygulanmıştır. Yanıt değerlendirme son tedaviden 3-6 ay sonra Ga-68 DOTATATE PET ile yapılmıştır. Hastaların tedavi öncesi ve tedavi sonrası görüntülemeleri RECİST 1.1 kriterleri ile karşılaştırılmıştır. Hastalar 2-4 kür (n=13) ile ≥5 kür (n=13) tedavi alanlar olmak üzere 2 gruba ayrılmıştır. Hastalarda PRRT ile progresyonsuz sağ kalım ve genel sağ kalım Kaplan-Meier yöntemi ile hesaplanmıştır. Histopatoloji, hasta demografik özellikleri ve PRRT kür sayısı ile progresyonsuz sağ kalım arasındaki ilişki, Ki-kare testi kullanılarak değerlendirilmiştir. İki grup arasındaki sürekli değişkenler Mann–Whitney U-testi, kategorik değişkenler Fischer’s exact T-test kullanılarak karşılaştırılmıştır. Tüm istatistiksel analizler SPSS v.29 kullanılarak yapılmış olup p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir.

 

Bulgular: 2-4 kür tedavi alan 13 hastadan 9’unda stabil hastalık, 4’ünde progresyon; ≥5 kür alan 13 hastadan 1’inde parsiyel yanıt, 8’inde stabil hastalık, 4’ünde ise progresyon izlenmiştir. 13 kür tedavi alan 1 hastada miyelodisplastik sendrom, 8 kür ve 5 kür tedavi alan 2 hastada Grade 3 trombositopeni (<50.000) gelişmiş, diğer hastalarda takip süresince ciddi yan etki görülmemiştir. Toplamda 10 hasta hayatını kaybetmiştir. Median progresyonsuz sağ kalım 29 ay, 2-4 kür tedavi alanlarda 15 ay, ≥5 kür tedavi alanlarda 42 ay olarak bulunmuş olup kür sayısı ile progresyonsuz sağ kalım arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Median genel sağkalım 85 aydır. Primer tümör tipi ile cinsiyet (p=0,045) ve ortalama SUVmax değeri (p=0,031) arasında anlamlı ilişkisi bulunmuştur. Ayrıca PRRT kür sayısı ile toplam lezyon sayısı (p=0,003) arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş olup diğer değişkenler arasında anlamlı fark saptanmamıştır.

 

Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda stabil hastalık (%65) ile hastalık kontrol oranı (%69) mevcut literatürle benzer oranlarda olmakla birlikte hastaların %31’inde progresyon saptanmış olup literatüre göre yüksek, objektif yanıt oranı (morfolojik yanıt: %4) ise düşüktür. Tedavi yanıt değerlendirmesinde sadece görüntülemenin kullanılması, az sayıdaki örneklem, biyokimyasal yanıtın değerlendirilememesi, PRRT öncesi ve sonrası uygulanan tedavilerin çeşitliliği nedeniyle popülasyonun heterojenitesi çalışmanın limitasyonlarındandır. PRRT, ileri düzey feokromasitoma ve paraganglioma için güvenli ve etkili bir tedavi seçeneği olup progresyonsuz sağ kalıma katkısı büyüktür. Ancak multidisipliner bir yaklaşımla kişiselleştirilmiş tedavi yönetimine önem verilmelidir. PRRT’nin sağ kalıma etkilerinin araştırılması için daha geniş ve homojen hasta grubuyla yapılacak prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.