10. Ulusal Yaşlılık Kongresi, Denizli, Türkiye, 25 - 27 Nisan 2019, ss.35-36, (Özet Bildiri)
Giriş: Kronolojik yaş toplumsal yaşam içinde önemli bir statü belirleyicisidir. Ancak hızlı gelişmelerin paralelinde ileri yaşlarda olan birey sayısının toplum içinde giderek artış göstermesi ve yaşam tarzlarının da değişime uğraması aile ve toplum içerisinde yaşlıların farklı sorunlarla yüzleşmesine neden olmaktadır. Bu çerçevede kronolojik yaşa bakış açısı değişerek toplumdaki diğer yaş grupları arasında yaşlı ayrımcılığı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada Türkiye’nin farklı illerinde üniversite öğrenimi gören bireylerin yaşlılara ve yaşlı ayrımcılığına ilişkin tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır.
Amaç: Farklı alanlarda öğrenim gören üniversite öğrencilerinin yaşlı ayrımcılığına ilişkin tutumlarını araştırmak ve diğer değişkenlerle ilişkisini belirlemek amaçlanmıştır.
Yöntem: Bu tanımlayıcı, kesitsel bir çalışmadır. Örneklem Ankara, Antalya, Denizli, Erzurum, Isparta, Karabük, Kırıkkale, Siirt, İstanbul ve Sivas’ta farklı alanlarda öğrenim gören 1320 üniversite öğrencisini içermektedir. Veriler, öğrencilerin genel bilgilerine, öğrencilerin yaşlılarla olan ilişkilerini ve yaşlıların yaşam biçimlerine ilişkin algılarına yönelik soruların yanı sıra Yaşlı Ayrımcılığı Tutum Ölçeğini içeren araştırma formu ile toplanmıştır. İstatistiksel analizlerde parametrik olmayan ve parametrik olan testler kullanılmıştır.
Bulgular: Farklı üniversitelerde öğrenimleri devam eden ve araştırmaya gönüllü olarak katılan öğrencilerin %18.6’sı yaşlılarla hem “aynı mahallede” %17.7’si “aynı yerleşim yerinde/kentte” yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Yaşlı bireylerle aynı evde yaşadıklarını belirten öğrencilerin (n=209, % 15.8) %58.9’u anneanne veya babaanne ile birlikte yaşamaktadırlar. Öğrencilerin %47.5’i yaşlı bireyle olan ilişkilerinin “iyi”, %46.5’i ise “çok iyi” olduğunu belirtirken, öğrencilerin sadece %6.0’sı yaşlılarla olan ilişkilerinin iyi olmadığını ifade etmişlerdir. Ailedeki yaşlılarla “haftada bir veya 15 günde bir” görüştüklerini belirten öğrencilerin oranı ilk sırada yer almaktadır (%31.2). Öğrenciler arasında yaşlıların kendi evlerinde yaşamaları gerektiğini düşünenler (%58.9) ilk sırada yer almaktadır.Yaşlıların bakıma ihtiyaç duyması halinde “çocuklarının evinde bakılması” gerektiğini düşünen öğrenciler (%57.3) ilk sırada yer almaktadır. Yaşlı Ayrımcılığı Tutum ölçeğinin “yaşlıların yaşamını sınırlandırma”, “yaşlılara yönelik olumlu ayrımcılık” ve “yaşlılara yönelik olumsuz ayrımcılık” alt boyutları ve ölçeğin geneli ile bağımsız değişkenler (eğitim alanı grubu, cinsiyet, halen yaşanılan yer, eğitim alanının yaşlılıkla ilgili olma durumu, kendilerini nitelendirme şekilleri ve yaşlı birey olan ilişkiler) arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar elde edilmiştir (p<0.05).
Sonuç: Üniversite öğrenimleri devam eden öğrencilerin yaşlılara yönelik ayrımcılık tutumları yaşam tarzları, yaşadıkları toplumun normları ve yaşlılarla olan ilişkilerinden etkilenmektedir.
Anahtar Kelimeler: Yaşlı, yaşlı ayrımcılığı, tutum, üniversite öğrencileri