11. Uluslararası Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi, Aydın, Türkiye, 26 - 28 Ekim 2023, (Özet Bildiri)
Küresel eğitim sisteminde COVID 19
salgını, eğitim-öğretimi ve yaklaşık 1.6 milyar öğrenciyi etkileyerek sistemin
işleyişinde aksamalara neden olmuştur (UNESCO,2020). Bu dönemde uzaktan eğitim
gerçekleştirilse bile eğitimde kesintiler yaşanmıştır ve bu durumun
öğrencilerin üzerinde uzun süreli olumsuz etkilere yol açtığı düşünülmektedir.
Kesinti ve aksamaların yol açtığı bilgi ve becerideki azalmalar öğrenme kaybı
olarak alan yazında kavramsallaştırılmıştır. Öğrenme kayıplarının giderilmemesi
kısa vadeli gelecekte öğrencilerin öğrenme sürecindeki bütünsel gelişiminin ilerlemesini
sınırlarken uzun vadede beşerî sermayeyi, emek piyasasını, sosyal politikayı, toplumsal
gelişmeyi etkilemektedir (Patrinos vd, 2022; TÜSİAD, ERG 2021). Bu nedenlerle
öğrenme kayıplarını engellemek için programı pekiştirmek, öğretim süresini
arttırmak, planlanmış öğretim, yapılandırılmış pedagoji, öğrenmeyi daha verimli
hale getirmek için değişiklikler yapmak gibi belirli müdahaleler ile,
öğrencilerin bütünsel gelişimini en azından salgına maruz kalmamış önceki
nesillerle aynı yeterlilik düzeyine ulaşmaları sağlanmalı, eğitimdeki bu küresel
kesintinin ciddi etkilerini azaltma hedeflenmelidir (The
World Bank, UNESCO, UNICEF,2021). Eğitimin paydaşları arasında yer alan
öğretmen ve yöneticilere öğrenme kayıplarının giderilmesinde önemli rol ve
sorumluluk düşmektedir. Bu rol ve sorumluluklar arasında öğretmenlere özerklik
ve özgünlük fırsatı sağlayan bir program geliştirme faaliyeti olan öğretimin
planlanması (Öztürk,2012) öğrenme kayıplarının giderilmesinde ve eğitimin bu
çerçevede sürdürülebilirlik ve çözüm kazanması açısından katkı sunmaktadır. Bu
çalışmanın öğretmenlerin öğretimin planlanması doğrultusunda yaptıkları yıllık
plan hazırlıklarının, yıllık planlara dair görüşlerinin özellikle uzaktan
eğitim sürecinde oluşmuş öğrenme kayıplarının giderilmesine yönelik alınan
tedbirlerin incelenmesi ve bu sürece dair deneyimlerinin araştırılması
açısından önemlidir. Bununla birlikte araştırmalara göre sosyoekonomik
düzeyi düşük okullardaki dezavantajlı öğrenciler, ekonomik düzeyi yüksek okullardakilere
oranla daha ciddi öğrenme kaybı yaşamışlardır (Maldonado ve De Witte, 2020). Bu
durum göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’de ücretsiz eğitim sunan
sosyoekonomik düzeyi düşük devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin bireysel
programı geliştirme çalışmaları kapsamında öğrenme kayıplarını engellemek
amacıyla öğretim planlarında aldıkları tedbirlerin araştırılması önemli görülmüştür.