15. Ulusal İşletmecilik Kongresi, İstanbul, Türkiye, 26 Mayıs - 28 Haziran 2016, cilt.15, ss.240, (Özet Bildiri)
Örgütler her ne kadar belirli amaçları gerçekleştirmek için bir araya gelmiş insanlardan oluşsa da bu insanlar arasındaki ilişkinin kalitesi de bir o kadar önemlidir. Bu anlamda genellikle en az iki kişiden oluşan örgüt tanımlamasındaki bir izleyici ve bir de yöneticinin olduğu düşünüldüğünde bu iki kişi arasındaki ast-üst ilişkisinin olabildiğince iyi olması hem amaçlara daha etkin bir şekilde ulaşılmasını hem de çalışanların içinde bulundukları örgütte mutlu olmalarını sağlayacaktır. Bu çalışmada istismarcı yönetim algısı ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki ve bu ilişkide özsaygının moderator etkisi kavramsal ilişkiler bağlamında ele alınmıştır. İlgili yazında istismarcı yönetim algısı ile ilgili pek çok çalışma olmasına rağmen bu çalışmalar çoğunlukla davranışsal çıktılara odaklanmıştır (Zellars vd., 2002; Mitchell ve Ambrose, 2007; Aryee vd., 2007; Hoobler ve Brass, 2006). Ancak tutumsal değişkenler arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu kapsamda bu çalışmada bir negatif algı değişkeni olan istismarcı yönetim algısının bir tutum değişkeni olan örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi incelenmiştir. Dahası özsaygının bu ilişki üzerindeki etkisi Davranışsal Esneklik Teorisi (Theory of Behavioral Plasticity) (Brockner, 1983) kapsamında ele alınmıştır. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı ilgili alanyazındaki birçok çalışma tarafından negatif etkileri çalışılmış olan istismarcı yönetimin tutumsal çıktılarını belirlemek ve bu ilişkinin hangi kişilerde daha güçlü olduğunu belirleyerek ilgili alanyazındaki boşluğu doldurmaktır.
İstismarcı yönetim algısı, çalışanın yöneticisine yönelik algılamış olduğu fiziksel temas dışındaki sürekli olarak sergilenmiş olan hasmane sözel ve sözel olmayan davranışlar olarak ifade edilmektedir (Tepper, 2000). Örgütsel bağlılık ise kişinin örgütün amaç ve hedeflerine sıkı sıkıya bağlanması, kendisinin örgütün bir parçası olduğuna inanması, örgütün değerlerini benimsemesi ve güçlü bir ailenin üyesi olarak hissetmesi şeklinde tanımlanmaktadır (Steers, 1977). Son olarak, örgüt temelli öz saygı ise bireyin bir örgüt üyesi olarak kendini önemli, yetkin ve dikkate değer olarak görme derecesi yönündeki bireysel inancıdır (Pierce vd., 1989).
Davranışsak Esneklik Teorisi (Brockner, 1983) bireylerin davranışlarının çeşitli dışsal ya da sosyal uyarıcılarca etkilendiğine dikkat çekmektedir. Brockner (1983) öz saygısı düşük olan bireylerin dışsal uyarılara karşı daha savunmasız olduğunu bu kişilerin dışsal faktörlerden daha çok etkilendiğini ifade etmektedir. Bu bağlamda istismarcı yönetim algısının negatif etkilerinin öz saygısı düşük olan çalışanlarda daha fazla olacağı dolayısıyla özsaygısı düşük olan çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerinin daha düşük olacağı hipotez edilmiştir. Buna göre istismarcı yönetim algısı yüksek olan çalışanların örgütsel bağlılık düzeyleri azalacaktır. Dahası istismarcı yönetim algısı ile örgütsel bağlılık arasındaki öngörülen negatif ilişki örgüt temelli özsaygısı düşük olan çalışanlarda daha yüksek olacaktır.
Anahtar kelimeler: İstismarcı yönetim algısı, örgüt temelli özsaygı, örgütsel bağlılık.