Nadir Olgunun Nadir Komplikasyonu: Lateral Segmentektomi Sonrası Pnömomediastinum Pnömoderma


Creative Commons License

Sarbay İ., Sağlam Ö. F., Turna A.

11. Ulusal Göğüs Cerrahisi Kongresi, Antalya, Türkiye, 24 - 27 Ekim 2021, ss.152, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.152
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Amaç: Sublobar anatomik rezeksiyonlar malignite şüpheli oglularda tanısal olarak tercih edilebilmektedir. Tekniğin ilerlemesi ile mümkün olan zor olgularda zorlayıcı komplikasyonlarla karşılaşmak mümkündür. Olgu: 66 yaşında çoklu komorbiditeleri olan 200 paket*yıl sigara öyküsü olan hasta 5 yıldır takip edilen orta lobda buzlu cam dansitesinde nodül nedeniyle tarafımıza başvurdu. Lateral segmentte olfuğu saptanan ve progresyon kuşkusu nedeniyle örnekleme önerilen hastaya tanısal amaçlı lateral segmentektomi uygulandı. Postoperatif kontrol akciğer grafisi ekspanse görülen hasta ertesi gün dreni çekilerek taburcu edildi. Hasta postop 3. gün acil servise cilt altı amfizemi ile başvurdu. Toraks BT’de bilateral pnömoderma ve pnömomediastinum saptandı. Ancak pnömotoraks yoktu. Konservatif yaklaşım amacıyla yüksek oksijen ile takip edilen hastaya pnömodermanın progrese olması üzerine eski insizyondan dren uygulandı. Akciğer grafisi ekspanse ve drende minimal hava kaçağı mevcuttu. Ancak pnömodermada beklenen gerileme sağlanamadı. Bunun üzerine altında ciltaltı dren uygulandı. Sedasyon altında collar insizyon ile pretrakeal alan diseke edilerek pnömomediastinumun drene olabilmesi için 16f dren yerleştirildi. Aynı seansta fleksıbl bronkoskopi yapıldı. Lateral segment güdüğünde 1mm’lik açıklık görüldü. 12. günde revizyona alınarak sağ vats bronkoplevral fistül onarımı ve paryetal plörektomi yapıldı. Sonrasında pnömodermada belirgin regresyon izlendi. Postop ikinci günde kaçak sonlandı, dördüncü günde drenleri çekildi. Beşinci günde taburcu edildi. Nihai patoloji raporu minimal invaziv adenokarsinom-non müsinöz invaziv tümör çapı: 0,2 cm (pT1mi) olarak raporlandı. Ek tedavi planlanmadı. Sonuç: Gelişen minimal invaziv teknikler ve artan sublobar rezeksiyon eğilimi ile daha çok segmentektomi olgusu öngörmek mümkün. Ancak teknik zorluk ve hastanın taşıdığı komobiditeler birçok komplikasyona zemin hazırlayabilmektedir. Hastaların doğru seçimi ve cerrahi sonrası doğru takip ve müdahalesi kurtarıcı olabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Pnömoderma, Lateral Segmentektomi