16. Ulusal Meme Başı Akıntısına Radyolojik Yaklaşım


Creative Commons License

Aladağ Kurt S.

16. Meme Hastalıkları Kongresi, Girne, Kıbrıs (Kktc), 15 - 18 Eylül 2022, ss.73, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Girne
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • Sayfa Sayıları: ss.73
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Bu bildiride meme başı akıntısının etyolojisi, görüntüleme yöntemleri ve algoritmasının özetlenmesi amaçlanmıştır. Meme başı akıntısı %2-5 oranında görülen üçüncü en sık meme şikayetidir. Çoğunlukla benign olup %5-12 arasında kanser ile ilişkilendirilmiştir (1). Meme başı akıntısı fizyolojik, patolojik ve laktasyonel olmak üzere 3’e ayrılır. Akıntı bilateral, birden fazla duktus kaynaklı ve beyaz, yeşil ya da sarı renkteyse fizyolojik olup en sık nedeni fibrokistik değişikliktir. Çoğunlukla görüntüleme gerekmez. Patolojik akıntılar ise tek taraflı, tek duktus kaynaklı, spontan ve seröz ya da kanlı olurlar. En sık neden papiller lezyonlardır. Malign etyolojide ise in situ ve invaziv kanserler yer alır (Resim 1). Tanıda 30 yaş altı olgularda ilk tercih edilen görüntüleme yöntemi ultrasonografi (US), 40 yaş üstü mamografidir (MG). 30-39 yaş aralığında ise farklı yaklaşımlar mevcut olup genellikle iki yöntem birbirini tamamlayıcı olarak kullanılır (2). Ultrasonografinin biyopsi ve işaretleme kolaylığı sağlaması ve dens memelerde duyarlılığı arttırması en önemli avantajlarındandır. Meme manyetik rezonans görüntülemenin (MRG) ise algoritmadaki yeri tartışmalıdır. MG ve US’nin negatif olduğu durumlarda tercih edilmekte olup duyarlılığı ve özgüllüğü artırmaktadır (3). Duktografi ve duktoskopi gibi daha az kullanılan yöntemler tek kanaldan akıntı olduğunda anlamlıdır. Duktografide saptanan şüpheli bulgular dolum defekti, duktusta ani sonlanma (cut-off sign), duvar düzensizliği ya da duktus sınırlarında belirsizlik, duktal dilatasyon, komşu duktusta obliterasyon ya da yer değiştirme olarak sıralanabilir (Resim 2). Duktografi sonrası yapılan ikinci bakı US lezyon saptamayı kolaylaştırmaktadır. Histopatolojik tanıda sitoloji hasta yönetimini etkilemeyeceğinden önerilmez. Altın standart duktus eksizyonu olmakla birlikte günümüzde daha az invaziv olan kalın iğne biyopsisi tercih edilmektedir. Sonuç olarak geniş bir etyolojiye sahip meme başı akıntısı göz ardı edilmeyecek bir şikayet olup malignite dışlanmalıdır. Doğru algoritma ile hastaları yönetmek mümkündür.