Türkiye’de Suriyeli Zorunlu Göçmenlerin Göç Sonrası Uyum ve Öz-belirleme Çabaları Hakkında Öğretmen Görüşleri


Turan N., İpekçi B., Alabucak E., Yılmaz M. Y.

21. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) Kongresi, Antalya, Türkiye, 24 - 27 Ekim 2019, ss.271, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.271
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Hayır

Özet

Türkiye’de Suriyeli Zorunlu Göçmenlerin Göç Sonrası Uyum ve Öz-belirleme Çabaları Hakkında Öğretmen Görüşleri


Amaç: Dünyada yaklaşık 68 milyon kişi ülkeiçi veya ülkelerarası zorunlu göç etmiştir. Zorunlu göç edenler gittikleri ülkede veya toplumda ötekileştirilmekte, hayat hikayeleri aşırı dramatik bir bakış açısı ile yansıtılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalar zorunlu göçmenlerin ev sahibi ülkenin değerlerine ve kültürel dokusuna tehdit olarak algılandığını göstermektedir. Yaşamlarını normalleştirme istekleri ise göz ardı edilmektedir. Sonuç olarak psikoloji çalışmaları, zorunlu göçmenlerin psikolojik sağlık problemleri üzerine yoğunlaşmıştır. Diğer taraftan zorunlu göçmenlerin gündelik yaşamlarını normalleştirme çabalarını ve kendi hayatlarına yön verme isteklerini ve becerilerini inceleyen çalışmalar sayıca yetersizdir. Zorunlu göçmenlere yönelik sosyal politika ve psikolojik destek faaliyetleri için daha fazla araştırmaya, özellikle hayatlarını normalleştirme çabalarını, uyum sağlama becerilerini ve toplumun bir parçası olma isteklerini inceleyen çalışmalara ihtiyaç vardır. Araştırmada, Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin öğretmenlerinin deneyim ve gözlemlerine bu amaç doğrultusunda başvurulmuştur. Öğretmen görüşlerine başvurularak zorunlu göçmenlerin psikososyal uyum sağlama süreçleri, karşılaştıkları güçlükler ve sahip oldukları kaynakların belirlenmesi amaçlanmıştır. Öğretmenlerin zorunlu göçmenlerin uyum sürecinde kaynak olma, destek sağlama ve savunuculuk rolleri irdelenmiştir. Özellikle, öğretmenlerin deneyimleri incelenmiştir çünkü öğretmenler zorunlu göçmenler ile farklı ortamlarda etkileşim kurma kabiliyetine sahiptir ve Türkiye’deki yaşam koşullarını daha iyi bildikleri varsayılmaktadır.

Yöntem: 11 öğretmen (3’ü meslek ve 8’i dil) ile bireysel tek bir oturumda (24-46 dakika arasında) görüşme yapılmıştır. Görüşmede, yarı yapılandırılmış, Öz-Belirleme Kuramı temel alınarak hazırlanmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmacılar tarafından verinin doyuma ulaştığı tespit edildiğinde görüşmelere yeni katılımcıların dahil edilmesi durdurulmuştur. Araştırmacılar tarafından yazıya dökülen kayıtlar, ATLAS.ti programı kullanılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi üç turda tamamlanmıştır. İlk turda, kodlamanın nasıl yapılacağı belirlenmiştir. İkinci turda, araştırma ekibinden üç kişi dökümleri bağımsız kodlamıştır. Üçüncü turda ise elde edilen tema ve kategoriler üzerinde fikir birliği aranarak, kodlamalara son hali verilmiştir. İkinci tur sonunda, tutarlı bir şekilde dört tema bulunmuştur. Beşinci tema ise (“dilin yetkelendirici işlevi”) tartışmalar sonucu fikir birliği ile belirlenmiştir.

Bulgular: Analizler sonucunda bulunan temalar şu şekildedir: 1- Psikososyal uyumun yönlendiricileri olarak temel ihtiyaçlar; 2- Psikososyal bağlamın temel ihtiyaçların karşılanmasını engelleyici ve kolaylaştırıcı işlevi; 3- Öğretmenlerde deneyim sonrası gerçekleşen olumlu ve olumsuz dönüşümler; 4-Temel ihtiyaçların karşılanmasında travma yaşantısının engelleyici rolü; 5- Göç kapsamında dilin yetkelendirici işlevi. Ortaya çıkan temalar göstermiştir ki, öz-belirleme ihtiyaçları (otonomi, yeterlilik, ilişkisellik), zorunlu göçmenler için başat yönlendiricilerdir. Psikososyal bağlamı teşvik edici algılayan göçmenler daha olumlu uyum göstermektedir. Öğretmenlerin zorunlu göçmenlere yönelik tutumlarında ve psikososyal işlevlerinde değişimler olduğu saptanmıştır (örn: ailelerine ve yardımlaşmaya verdikleri önemin artması). Zorunlu göçmenlerde travma belirtileri sınıf ortamında veya öğretmenlerin gözlemlediği sosyal ortamlarda zorunlu göçmenlerin davranışlarını etkilemeye devam etmektedir (örn: tetikleyici uyaranlar ile sessizleşmeleri veya uyaranlardan kaçınmaları). Yerel dili öğrenmenin zorunlu göçmenlerin psikososyal uyum sürecini ve temel ihtiyaçlarını karşılama becerilerini önemli derecede kolaylaştırdığı hem meslek öğretmenleri hem de dil öğretmenleri görüşmelerinde tutarlı bir şekilde ortaya çıktığı bulunmuştur (örn: sağlık, eğitim vb. alanlarındaki kaynaklardan yararlanabilme).

Sonuç: Alan yazın ve öz-belirleme kuramı ışığında çalışma bulguları değerlendirilmiştir. Sosyal politika yapıcılarına ve psikososyal destek sağlayıcılarına yönelik öneriler tartışılmıştır. Gelecekteki araştırmacılara yönelik öneriler değerlendirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Göç, Zorunlu Göçmenler, Öz-Belirleme, Adaptasyon