Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği 41. Ulusal Kongre, Muğla, Türkiye, 26 - 29 Ekim 2019, ss.745-747, (Tam Metin Bildiri)
GİRİŞ: Teknolojinin gelişmesi ile hekimliğin her alanında yeni imkanlar doğmakta ve bir zamanlar hayali kurulanların gerçekleşmeye başladığı görülmektedir. Cerrahların gerek tümör olgularında gerekse travma olgularında en büyük yardımcıları şüphesiz operasyon öncesi gerçekleştirilen görüntüleme yöntemleridir. Giderek güçlenen bu yöntemler ile planlanan bir cerrahi işlem öncesinde organların konumu, damarların dağılımı, lezyon/yabancı cismin yeri hakkında oldukça doğru bir fikir sahibi olmak hatta görebilmek mümkün olabilmektedir. Kosta fraktürlerinin çoğu direkt akciğer grafisinde görülmemekte, toraks tomografisinde dahai tüm fraktürlerin saptanması için dikkatli ve ayrıntılı bir inceleme gerekmektedir.
OLGU: Yirmibeş yaşında erkek hasta, ateşli silahla yaralanma nedeniyle acil servisimize getirildi. İlk geliş vitalleri stabil, bilinci açık, koopere oryante olan hastanın sol skapula altında bir adet kurşun giriş deliği olduğu düşündüren kesi görüldü. Çıkış deliğine uygun bir lezyon izlenmedi. Palpasyon ile sol meme kenarında sert bir cisim palpe edildi. Mermi çekirdeği olabileceği düşünüldü. Solunum muayenesinde solda solunum sesleri azalmış olarak duyuldu. Travmanın yol açtığı hasarı görebilmek için önce düz akciğer grafisi ve burada görülen akciğer hasarı ve muhtemel hemopnömotoraks şüphesi üzerine bilgisayarlı tomografi (BT) çekilen hastada solda hemopnömotoraks izlenmesi üzerinde sol hemitoraksa dren kondu. Hastanın ilk geliş BT›si 3D destekli idi. Bu nedenle DICOM dosyalarıyla 3D rekonstrüksiyon gerçekleştirilerek travmanın gerçek boyutu hakkında fikir sahibi olabildik(Şekil). Sol akciğerdeki kurşun traktı ve travma etkisiyle 3. ve 9. kotlarda gelişen fraktürler ve meme başı kenarına kadar gelip subdermal kalan mermi çekirdeği görülebilmekte idi. Hastada minimal de olsa bir rezidüel hemo/pnömotoraks saptanmadı. Aktif kanama izlenmedi. Bu sayede hastanın akciğerinde acil cerrahi müdahale gerekmeyeceğini öngörebildik. Kontrol görüntülemelerinde akciğeri re-ekspanse görülen ve takip eden günlerde toplam 550cc drenajı olan hastanın toraks dreni 4. günde çıkarılarak hasta taburcu edildi.
TARTIŞMA: Vakamızda olduğu gibi günümüzde birçok hastada akciğer lezyonu ya da yaralanması açısından bilgisayarlı tomografi çekilmektedir.
Bu tetkik 3D destekli ince kesitli olarak gerçekleştirilebildiğinde lezyonun yeri hakkında oldukça net bir biçimde ortaya konması mümkündür. Bu
ve benzeri yöntemlerle tanısal girişimlerden önce hasta ve olgu hakkında standart akciğer grafisi ve standart akciğer tomografisi gibi yöntemlerden
daha hassas olarak görüntüleme yapma fırsatımız olabilmektedir.