SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN AKADEMİK ARAŞTIRMALAR - II, Dr. Cengiz KAHRAMAN, Editör, Artikel Akademi, İstanbul, ss.59-72, 2021
Ilıman iklim kuşağındaki bölgelerde mısır, buğday, yulaf, pirinç, arpa gibi
küçük taneli hububatlarda küf mantarları tarafından üretilen bir kısım ikincil
metabolit insan sağlığını ve insanlığın geleceğini ciddi manada riske etmektedir. Fusarium spp. ve Gibberella spp. tarafından üretilen ksenoöstrojen olarak
klasifiye edilen zearalenon bu metabolitlerin en önemlilerinden biridir. Kimyasal yapısı incelendiğinde östrojenlere benzerlik gösteren bu eksojen madde
hücrenin östrojen reseptörlerine bağlanma kabiliyetine sahiptir ve biyoakümülasyona neden olur. Bu durum üreme bozukluklarından üreme sistemi hastalıklarına kadar değişen olumsuzluklara neden olan bir hormonal dengesizliğe
sebep olur. Bulaşık hububat ve hububat mamullerinin uzun süreli tüketimi önemli bir risk
unsuru olarak değerlendirilmektedir. Mısır, arpa, buğday ve yulafın yem maddesi
olarak yoğun olarak kullanımı hayvansal orijinli gıdaların da kontaminasyonuna
neden olmaktadır. Hububatın yetiştirme, depolama ve işleme yöntemlerinin kontrol altında tutulmasıyla mahsulün kirlenmesini önlemeye yönelik yaklaşımlar ise
arzu edilen sonuçları vermemektedir. Toksinin hububat ve hububat mamullerinin
depolanması sırasındaki yüksek stabilitesi ve yüksek sıcaklık derecelerinde degrade olmaması dikkat çekicidir.
Küresel sıcaklık ortalamalarının artışı saprofit küf türlerinin üremesini teşvik
etmektedir. Hububat türlerindeki zearalenon kontaminasyonu da küresel ısınma
etkisiyle alınan tüm tedbirlere rağmen risk oluşturmaya devam etmektedir.
Bu çalışma dünya nüfusunun beslenmesi açısından ikame edilemeyecek
bir öneme sahip olan hububatların küresel ısınma ile ilişkili olarak zearalenon
açısından risk durumunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.