Konjenital sinüs valsalva rüptürü ilişkili ventrilüler septal defekt


Yumuk M. T., Doğan Ö., Barman H. A.

37. Uluslararası Katılımlı Türk Kardiyoloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 18 - 21 Kasım 2021, ss.57, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.57
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Sinüs valsalva anevrizmaları, edinsel veya doğuştan olabilen nadir görülen kalp anomalisidir. Anevrizma sıklıkla sağ koroner sinüste (%65-85), daha az sıklıkla nonkoroner sinüs (%10-30) ve sol koroner sinüsten (%1-5) kaynaklanmaktadır. Anevrizmalar rüptür ile sonuçlanmadığı sürece genellikle asemptomatik seyretmektedirler. Rüptüre sinüs valsalva anevrizmaları ise sıklıkla ventriküler septal defekt ile ilişkili olmaktadır. Biz bu yazıda çocukluk yıllarından itibaren dispne ve halsizlik şikayetleri bulunan, gebeliğinin 3. ayında şikayetlerinde belirgin artış görülen 28 yaşında konjenital sinüs valsalva rüptürü ile ilişkili ventriküler septal defekt tanısı konulan olguyu sunmayı amaçladık. Bilinen kronik hastalık öyküsü olmayan kadın hasta gebeliğinin 3. Ayında dispne (NYHA II-III) ve halsizlik şikayeti ile kardiyoloji polkliniğine başvurdu. Hasta şikayetlerinin çocukluk yıllarından itibaren olduğunu, ancak gebeliğinin ilk ayından itibaren belirgin artış gösterdiğini belirtti. Yapılan ekokardiyografide kalp boşlukları normal, sağ sinüs valsalva anevrizma rüptürü olduğu ve bunun 10 mm? Genişliğinde perforasyonla sağ ventriküle açıldığı izlendi (video1, video2). Hastaya Ace inh, betabloker ve diüretik tedavi başlandı. Kadın hastalıkları ve kalp damar cerrahi konsültasyonu sonucu hastada gebeliğin terminasyonu sonrasında cerrahi yöntem ile anevrizma rüptürünün tamiri planlandı. Anevrizmalar rüptür ile sonuçlanmadığı sürece genellikle asemptomatik seyretmektedirler. Bazı durumlarda büyük SVA’lar trombüs oluşumu için nidus görevi görmektedir. Bazı durumlarda ise akut kalp yetmezliği, kardiyak tamponad, hemodinamik bozulma ve hatta ani kardiyak ölüm gerçekleşmektedir. SVAR tedavisinde son dönemde transkateter kapama cihazlarının kullanımı ile ilgili iyi klinik sonuçlar bildirilse de geleneksel olarak cerrahi tedavi tercih edilmektedir. Sonuç olarak konjenital sinüs valsalva anevrizması rüptürü ilişkili ventriküler septal defekt nadir görülen kardiyak anomalidir. Hastalar hafif bulgularla seyredebildiği gibi, bazen akut kalp yetmezliği,tamponad, ani kardiyak ölüm gibi ağır tablo ile karşımıza gelebilmektedir. Bu hastalarda gelişen görüntüleme yöntemleri ile erken tanı konularak cerrahi onarım yapılması hayat kurtarıcı olabilmektedir. Perioperatif dönemde kalp yetmeliği tedavisi optimize edilmelidir.