Amaç: Koroner arter hastalığı (KAH), epikardiyal arterlerde aterosklerotik plak birikimi ile karakterize patolojik bir süreçtir. Enflamasyon ve yüksek lipid düzeyleri aterosklerozdaki patolojik değişikliklerde rol oynar. Geleneksel risk faktörlerinin yanı sıra, tek nükleotid polimorfizmi (SNP’ler) gibi genetik faktörler de hastalık sürecine dahil olabilir. Bu çalışmada koroner arter bypass greft (KABG) uygulanan hastalarda okside düşük yoğunluklu lipoprotein reseptörü 1 (OLR1) 3’UTR188C>T gen polimorfizmi, C-reaktif protein (CRP) ve lipid durumunun etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma popülasyonunu KABG geçirmiş 109 KAH hastası ve 127 sağlıklı kontrol oluşturdu. OLR1 3’UTR188C>T polimorfizmi, PCR-RFLP tekniği kullanılarak genotiplendi. Otomatik biyokimya analizörü ile serum CRP, yüksek yoğunluklu lipoprotein-kolesterol (HDL-K) ve düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol (LDL-K) seviyeleri ölçüldü. Bulgular: OLR1 3’UTR188C>T genotiplerinin ve alellerinin dağılımı, KABG’li KAH hastaları ve kontroller arasında anlamlı farklılık göstermedi. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında hastalarda serum CRP seviyeleri yüksekti (p<0,001), ancak HDL-K ve LDL-K seviyeleri iki grup arasında farklı değildi. Sigara kullanımı, alkol kullanımı, aile öyküsü, diabetes mellitus ve hipertansiyon gibi geleneksel risk faktörleri hastalarda kontrol grubuyla karşılaştırıldığında yüksekti (her biri için p<0,001). CRP seviyeleri, TT, CT ve CC genotiplerine sahip hastalarda aynı genotiplere sahip kontrollere göre daha yüksekti (sırasıyla p<0,001, p<0,01 ve p<0,05). Sonuç: OLR1 3’UTR 188C>T polimorfizmi, ateroskleroz duyarlılığında yer almayabilir. Ancak sigara, alkol tüketimi, aile öyküsü, hipertansiyon, diabetes mellitus ve dolaşımdaki CRP seviyeleri gibi aterosklerozdaki geleneksel risk faktörleri KABG popülasyonumuzda artmıştır. OLR1 3’UTR188C>T ve farklı OLR1 SNP’lerin değerlendirilmesi, aterosklerozdaki tek ve birleşik etkileri açısından yararlı olabilir.
Aim: Coronary artery disease (CAD) is a pathological process characterized by atherosclerotic plaque accumulation in the epicardial arteries. Inflammation and high lipid levels play a role in pathological changes in atherosclerosis. Besides traditional risk factors, genetic factors such as single nucleotide polymorphism (SNPs) can be involved in disease process. In this study, we aimed to evaluate the effects of oxidized low density lipoprotein receptor 1 (OLR1) 3’UTR188C>T gene polymorphism, C-reactive protein (CRP), and lipid status in patients with coronary artery bypass grafting (CABG). Materials and Methods: The study population consisted of 109 CAD patients who had undergone CABG, and 127 healthy controls. The OLR1 3’UTR188C>T polymorphism was genotyped using PCR-RFLP technique. Serum CRP, high-density lipoprotein-cholesterol (HDL-C), and low-density lipoprotein-cholesterol (LDL-C) levels were measured with an automatic biochemistry analyzer. Results: The distribution of the OLR1 3’UTR188C>T genotypes and alleles did not differ significantly between CAD patients with CABG and controls. Serum CRP levels were increased in patients compared to the control group (p<0.001), but HDL-C, and LDL-C levels were not different between two groups. Traditional risk factor such as cigarette smoking, alcohol use, family history, diabetes mellitus and hypertension were increased in patients compared to the control group (p<0.001, for each). The CRP levels were higher in patients with the TT, CT, and CC genotypes than in controls with the same genotypes (p<0.001, p<0.01, and p<0.05, respectively). Conclusion: OLR1 3’UTR 188C>T polymorphism may not be involved in susceptibility to atherosclerosis. However, traditional risk factors in atherosclerosis such as smoking, alcohol consumption, family history, hypertension, diabetes mellitus, and circulating CRP levels were increased in our CABG population. The evaluation of OLR1 3’UTR188C>T and different OLR1 SNPs may be useful for their single and combined effects in atherosclerosis.