CIDP hastalarında fatik ve aksonal uyarılabilirlik ilişkisi
41. Ulusal Klinik Nörofizyoloji EEG-EMG Kongresi, Antalya, Türkiye, 15 - 19 Nisan 2026, ss.68-70, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Antalya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.68-70
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet
Özet
Amaç: Fatik, kronik inflamatuvar demiyelinizan polinöropatide(CIDP) çok sık görülen ve günlük hayatı etkileyen bir semptomdur. TROND protokolü kullanılarak yapılan periferik sinir uyarılabilirlik testleri, CIDP’de potasyum kanal disfonksiyonunu ortaya koymuştur. Bu, kronik aksonal depolarizasyona ve Na⁺/K⁺-ATPazın sürekli aktivasyonu nedeniyle artmış enerji tüketimine yol açar. Ayrıca repolarizasyonun bozulması, refrakter dönemin uzamasına ve aksiyon potansiyeli ateşlenmesinde instabiliteye neden olabilir. Tüm bu mekanizmaların, CIDP hastalarında artmış fatiğe katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada, CIDP hastalarında fatiği objektif değerlendirilmesi ve TROND protokolüyle elde edilen periferik sinir uyarılabilirlik parametreleriyle fatik şiddeti arasındaki ilişkiyi göstermek amaçlandı.
Yöntemler: Bu kesitsel gözlemsel çalışmada CIDP hastalarına kapsamlı klinik, elektrofizyolojik testler ve anket temelli değerlendirmeler uygulandı. Fatik şiddeti, Rasch-built Fatik Şiddeti Skalası(R-FSS) ile ölçüldü. Klinik verilerin içinde; demografik özellikler, hastalığa ilişkin özellikler, nörolojik muayene bulguları(kas gücü için MRC-SUM), özürlülük(INCAT), uyku kalitesi ve depresif semptomları değerlendiren doğrulanmış ölçekler değerlendirildi. Periferik sinir uyarılabilirlik testi TROND protokolüne göre yapıldı ve uyarı-yanıt eğrisi(stimulus- response slope), şiddet-süre(strength-duration), eşik electrotonus(threshold electrotonus), akım-eşik current–threshold) ilişkileri ve toparlanma döngüsü(recovery cycle) parametreleri dahil olmak üzere aksonal membran fonksiyonuyla ilgili ölçümler elde edildi. Fatik şiddetiyle uyarılabilirlik parametreleri arasındaki ilişkiler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edildi.
Bulgular: R-FSS, MRC-SUM skoru ile güçlü negatif; fonksiyonel özürlülük(daha yüksek INCAT) ile güçlü pozitif korelasyon gösterdi. Buna karşılık bu kohortta fatik ile ağrı şiddeti arasında veya fatik ile yaş arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Fatik şiddeti, TROND protokolüyle elde edilen birçok uyarılabilirlik parametresi ile anlamlı biçimde ilişkiliydi; özellikle:
• Aksonal uyarılabilirlik (süperuyarılabilirlik, subuyarılabilirlik)
• Şiddet–süre özellikleri (zaman sabiti, reobaz)
• İyileşme döngüsü dinamikleri (TEd ve TEh fazları)
Sonuç: Tepe yanıtı(peak response) ve uyarı-yanıt eğrisi(stimulus-response slope) ile ilişkili parametreler en güçlü korelasyonu gösterdi; bu bulgu fatiğin, azalmış aksonal yanıtlılık (muhtemel Na kanal inaktivasyonu) ve membran özelliklerinin değişimiyle bağlantılı olduğunu düşündürmektedir. Bu ilişkilerin ağrı şiddeti ve yaştan bağımsız olarak gözlenmesi, fatiğin yalnızca öznel semptom yükünü değil, objektif nörofizyolojik motor disfonksiyonu yansıttığı görüşünü destekleyebilir. Fatik şiddeti ile süperuyarılabilirlik arasındaki güçlü ilişki ise, fatiğin yapısal sinir hasarından ziyade aksonal membran potansiyelinde ve kullanılabilir sodyum kanalı havuzundaki aktiviteye bağlı değişiklikleri yansıtıyor olabileceğini düşündürmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kronik inflamatuvar demiyelinizan polinöropati (CIDP), fatik, periferik sinir uyarılabilirliği, TROND protokolü, aksonal membran