Çözümsüzlüğün Temellendirilmesi: Çelişen Paradigmalar Karşısında Biyoetik
darulfunun ilahiyat, cilt.29, sa.2, ss.181-199, 2018 (Scopus, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 29 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2018
- Doi Numarası: 10.26650/di.2018.29.2.0025
- Dergi Adı: darulfunun ilahiyat
- Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.181-199
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Hayır
Özet
Biyoetik alanı çözümsüz tartışmalarla karakterizedir. Bu durum metod farklılıkları kadar temel ahlâkî yaklaşımların da farklıolmasından kaynaklanır. Biyoetiğin politika geliştirmekteki ve ahlâkî hakikatın aranmasındaki rolleri sorgulanmaktadır.MacIntyre modern toplumdaki ahlâk çatışmalarını eşölçülmezlik kavramıyla açıklamaktadır. Buna göre somut bir ahlâk,bir geleneği ve bir topluluğu gerektirir. Kültürler bireyci veya toplulukçu olmak bakımından birbirinden ayrılmaktadır.Bireyciliği ve özerkliği temel alan yaklaşım tarihin ve kültürlerin ötesinde bir evrenselliği temsil etmez. Bu yaklaşım çelişenparadigmalardan biridir ve diğerlerine karşı tarafsız bir zemin sağlamaz. Evrensel şekilde kabul edilebilir bir ahlâk teorisibulunmamaktadır. Belirli bir ahlâk teorisini temsil eden biyoetik yaklaşımları ve çok-kültürlü bir ortamda iletişime yardımcıolan biyoetik yaklaşımları birbirinden ayrılmalıdır. Farklı kültürlerden insanların birlikte yaşamasına yardımcı olabilmekiçin biyoetiğin ahlâk felsefesi yanında sosyal bilimler ve ilahiyat gibi farklı kaynaklardan da faydalanmaya ve disiplin vemetod sınırlarıyla kısıtlı olmayan esnek bir yaklaşıma ihtiyacı bulunmaktadır.
Interminable debates are characteristic for the bioethics field. The reason for this situation comes from the different moral approaches, besides just the methodological differences. The bioethics field is being questioned about its roles about policy making and research for moral truth. MacIntyre explains moral conflicts of modern society with the incommensurability concept. According this, a tradition and a community is necessary for a concrete morality. Cultures differ from each other, such as being individualistic or collectivistic. An approach based on individualism and autonomy does not represent a universality beyond history and cultures. This approach is one of conflicting paradigms, and it does not provide an impartial ground against others. A universally acceptable moral theory does not exist. Bioethical approaches representing particular moral theories and bioethical approaches supporting communication in multi-cultural settings must be distinguished. Bioethics has a need for using various sources, such as social sciences and theology, besides moral philosophy, and a flexible approach that is not limited with discipline and method boundaries, to help people from different cultures live together.