Klı̇nı̇k Adlı̇ Psı̇kolojı̇: Klı̇nı̇k Psı̇kolojı̇ Temellı̇ Adlı̇ Psı̇kolojı̇k Değerlendı̇rme


Creative Commons License

Derin G., Öztürk E.

VII. TURKCESS Uluslararası Eğitim ve Sosyal Bilimler Kongresi, Güzelyurt, Kıbrıs (Kktc), 1 - 03 Eylül 2021, ss.240-246, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Güzelyurt
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • Sayfa Sayıları: ss.240-246
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Günümüzde modern psikotravmatoloji paradigma ve modaliteleri, klinik adli psikoloji kadar klinik psikoloji, adli psikoloji ve hukuk disiplinlerine de oldukça önemli kazanımlar sağlamaktadır. Klinik ve adli psikoloji uygulamalarının entegratif ve bilimsel yapılandırılmasıyla tanımlanan klinik adli psikoloji, adli sistemde travma temelli psikoloji teorileri ve yöntemleriyle fonksiyon görmeye devam etmektedir. Adli sisteme yansıyan vakala- rın travmatik olaylar öncesindeki, esnasındaki ve sonrasındaki psikopatolojilerini değerlendirebilmek, travmatik yaşantıların bireyler üzerindeki akut ve kronik ruhsal etkilerini saptayabilmek, gerekli durumlarda nevroz-psikoz ayrımlarını tespit edebilmek ve psikiyatrik tanıyı predikte edebilmek adına “Rorschach” gibi temel kişilik testleri ile zeka ve organisite testlerini kullanabilmek ancak ve ancak klinik psikoloji ve psikotravmatolojinin temel ilke ve prensipleri ile gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle klinik psikolojinin; ceza adaleti, adli psikoloji ve kriminal psikolojiye dair bilimsel kapsayıcılığı ve dominant öncüllüğü bulunmaktadır. Klinik adli psikoloji, klinik psikoloji temelli uygulamalı ve teorik yaklaşımlar ile tekniklerin adli sistem içerisine aktarılarak psikologların uzmanlıklarını, hukuk kuralları ve kaideleri zemininde kullanarak hizmet vermeleri ile karakterizedir. Klinik adli psikologlar aslında, adli mekanizmada yer alan bireylerin ruhsal değerlendirilmesini ve/veya gerekli durumlarda onların tedavisini üstlenen klinik psikologlardır. Adli psikologlar, kendilerine mahkemeler tarafından verilen görevlerin ve adli değerlendirmelerin optimal düzeyde yürütülmesini salt “adli psikoloji” bilgi birikimleriylegerçekleştirmekte zorluklar yaşayabilmektedir. Bu doğrultuda klinik psikoloji zemininde gerçekleştirilecek adli değerlendirmeler en objektif, en başarılı ve en doğru sonuçlara ulaşmada temel bir işlev görmektedir. Klinik adli psikologlar, mahkemeler tarafından atanan görevlerini gerçekleştirirken, hem klinik psikolojinin kuram ve yakla-şımlardan faydalanmakta hem de hukuk sisteminin temel kriterleri çerçevesinde psikolog veya psikoterapist rolünden farklı bir mesleki kimlik göstermektedir. Sonuç olarak ruh sağlığı uzmanları, klinik psikoloji yaklaşımları ile psikotravmatolojinin temel paradigmaları, modaliteleri ve görüşme tekniklerine haiz olmadan adil ve etkin bir adli değerlendirme süreci gerçekleştiremezler. Adli sistemdeki psikologların objektif bir şekilde görevlerini yürütebilmeleri adına adli psikoloji yüksek lisansı yapmaları kadar klinik psikoloji alanında da bir yüksek lisans ya da doktora dereceleri almaları önemle önerilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Klinik adli psikoloji; klinik psikoloji; adli psikoloji; psikotravmatoloji; klinik değerlendirme; adli değerlendirme