Primer Glomerülonefritli Hastalarda Demografik, Klinik Özellikler, Sağkalımı Etkileyen Özellikler: Tek Tersiyer Merkez Deneyimi


PAKSOY N., TRABULUS S., SEYAHİ N., ALTIPARMAK M. R.

Namık Kemal Tıp Dergisi, cilt.11, sa.1, ss.27-34, 2023 (ESCI, TRDizin) identifier identifier

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 11 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2023
  • Doi Numarası: 10.4274/nkmj.galenos.2023.06078
  • Dergi Adı: Namık Kemal Tıp Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.27-34
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Amaç: Primer glomerülonefritler (GN), birçok farklı alt tipi olan ve önemli bir sağlık sorunu olan nadir bir hastalıktır. Primer GN’si (PGN) olan hastalar genellikle tam bir iyileşme elde edemezler. Tipik olarak immünosüpresif tedavi gerektirir ve sıklıkla son dönem böbrek yetmezliğine (SDBY) ilerleyen hastalığa bağlı ciddi komorbiditeler oluşabilir. Bu çalışma, PGN hastalarının epidemiyolojik, klinikodemografik özelliklerini ve uzun dönem sonuçlarını araştırmayı amaçladı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Ocak 2000-Haziran 2016 tarihleri arasında üniversite hastanemiz nefroloji bölümünde takip ve tedavi edilen PGN’li hastaların demografik özellikleri ve şikayetleri ile fizik muayene ve laboratuvar bulguları retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 485 hastanın 265’i erkek (%55) ve 220’si kadındı (%45). Ortanca tanı yaşı 38,5 yıl idi (aralık; 18-77 yıl). En sık biyopsi endikasyonu nefrotik sendromdu (%53,2). En sık histopatolojik tanılar sırasıyla IgA nefriti (%33,2), fokal segmental GN (%31,1) ve membranöz GN (%19,6) idi. Erkek cinsiyet (p=0,01), tanı anında sistemik hipertansiyon (p=0,01), nefrotik düzeyde proteinüri (p=0,001) ve histolojik olarak kresentik GN (p=0,001) varlığı renal sağkalımı olumsuz etkileyen faktörlerdi. Tanı sonrası ortalama takip süresi 59,1±48,5 aydı. Ortanca genel sağkalım 153 (aralık; 1-197) aydı. SDBY olan hastalarda sağkalım, SDBY olmayanlara göre anlamlı olarak daha düşüktü (p=0,003). Klinik takipte 48 hasta (%9,9) öldü ve 94 hasta (%19,3) SDBY’ye ilerledi. Sonuç: PGN’nin etiyolojisinin net olarak tanımlanması ve SDBY’ye yol açan faktörlerin belirlenmesi morbidite ve mortaliteyi azaltabilir.
Aim: Primary glomerulonephritis (GN) is a rare disease that has many different subtypes and is a significant health problem. Patients with primary GN (PGN) often do not achieve a complete cure, typically require immunosuppressive therapy, and can have serious co-morbidities due to the disease, which often progresses to end-stage renal disease (ESRD). The current study aimed to investigate the epidemiological, clinicodemographic characteristics and long-term outcomes of PGN patients. Materials and Methods: The current study retrospectively evaluated the demographic characteristics and complaints as well as the physical examination and laboratory findings of PGN patients who were followed-up and treated in the nephrology department of our university hospital between January 2000 and June 2016. Results: Of the 485 included patients, 265 were male (55%) and 220 were female (45%). The median age at diagnosis was 38.5 years (range; 18- 77). The most frequent indication for biopsy was nephrotic syndrome (53.2%). The most common histopathological diagnoses were IgA nephritis (33.2%), focal segmental GN (31.1%), and membranous GN (19.6%), respectively. It was observed that male gender (p=0.01), systemic hypertension (p=0.01) at the time of diagnosis, proteinuria (p=0.001) in the nephrotic range, and histological diagnosis of crescentic GN (p=0.001) contributed negatively to renal survival. The mean follow-up duration after diagnosis was 59.1±48.5 months. The median overall survival was 153 (range; 1-197) months. Survival was significantly lower in patients with ESRD compared to those without ESRD (p=0.003). On clinical follow up, 48 patients died (9.9%), and 94 patients (19.3%) progressed to ESRD. Conclusion: Clearly defining the etiology of PGN as well as determining the factors leading to ESRD may decrease morbidity and mortality.