1. Engellilik Araştırmaları Kongresi, İstanbul, Türkiye, 24 - 25 Kasım 2016, sa.5222, ss.17, (Özet Bildiri)
Amaç: Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (United Nations Population Fund-UNFPA) tarafından 11
Temmuz 2015 Dünya Nufus Günü’nün teması Kırılgan Nüfus Grupları (Vulnerable Populations in
Emergencies)” olarak belirlenmiştir (UNFPA, 2015). Bu tema altında insani gelişimin sürdürülebilmesi için kırılganlığın azaltılması, kırılgan nüfus gruplarında dirayetin oluşturulması tartışmaya
açılmıştır. Kırılgan nüfus grupları; bilgi alma, anlama veya yaşadıkları topluma adapte olmada yaşam
koşullarından doğan engelleri bulunan küçük, orta ya da büyük ölçekli topluluklar olarak
tanımlanmaktadır. TÜİK tarafından 2015 yılında Dünya Nüfus Günü kapsamında yayınlanan haber
bülteninde, kırılgan nüfus grupları arasında engelli bireylerin yer aldığı ifade edilmiş, en az bir fonksiyonda zorluk yaşayan birey sayısının dört milyon sekiz yüz seksen iki bin sekiz yüz kırk bir
(4.882.841) olduğu belirtilmiştir (TÜİK, 2015). TÜİK’in açıklamasındaki eksik kısım, engelli bireylerin kurdukları ailelerdeki sağlıklı çocukların da potansiyel bir kırılgan nüfus grubu olduğudur. Bu
çalışmanın temel amacı; bu çocuklara yönelik toplumsal farkındalığın yurtiçi ve yurtdışı uygulanabilir
örneklerini derleyerek, konuya ilişkin farkındalığın arttırılmasını sağlamaktır.
Gereç ve Yöntem: Çalışmada literatür taraması gerçekleştirilmiştir.
Bulgular: Ulusal düzeydeki literatürde ebeveynleri engelli olan sağlıklı çocuklara yönelik herhangi bir
çalışmaya rastlanamamıştır. Uluslararası düzeydeki uygulamalarda ise aile bireylerinden birinin engelli olma durumunda alınabilecek danışmanlık hizmetleri ve tavsiye sistemlerine sıklıkla rastlanmış,
ancak özellikle bu konu odaklı bir araştırmaya rastlanılmamıştır.
Sonuç: Birey; çocukluktan yaşlığa geçişte farklı kırılganlıklar yaşama riski ile karşı karşıyadır ve bu
risklerden bazıları diğerlerine göre hayata ve topluma karşı duruşu etkileme açısından daha önemlidir.
Nitekim UNDP (United Nations Development Programme) tarafından 2014 yılında yayınlanan İnsani
Gelişi Raporu’nda kırılganlığın bireyin yaşamını sürdürme biçimini etkileyen döngüsel bir yaklaşım
kazandırdığı ifade edilmektedir. Anne ve babanın fiziksel ve/veya zihinsel engeli olmasının çocuğun
bebeklik ve çocukluk dönemindeki etkisi değerlendirmelidir. Bu değerlendirmenin yanı sıra bu çocuğun kişilik gelişimi, öğretmeninin/öğretmenlerinin farkındalığı, okul çağındaki sosyalleşme durumu da
incelenmelidir. Bu incelemenin yapılmasında başlangıç adımı, bu çocukların varlıkları ve yaşadıkları /
yaşayabilecekleri sorunların mensubu oldukları toplum tarafından fark edilmesi ile atılmalıdır.