57. Ulusal nöroloji kongresi, Antalya, Türkiye, 27 Kasım - 04 Aralık 2021, ss.156, (Özet Bildiri)
Olgu:
GİRİŞ Otoimmün ensefalit, spesifik nöronal antijenlere karşı
hümoral veya hücresel yanıtlarla ilişkili bir ensefalit türüdür.
Son 3 ay içinde kliniğimize başvuran 4 olgunun klinik özellikleri
ve tedavi yaklaşımlarının tartışılması amaçlanmıştır. OLGU
SUNUMU Olgu 1: 84 yaş kadın hasta; lomber stenoz nedeniyle
opere ediliyor. Operasyondan bir ay sonra gelişen kafa karışıklığı,
halsizlik şikayetleri ile tarafımıza konsulte ediliyor. Hastanın
yapılan kontrastlı kranyal MR incelemesinde anlamlı patolojik
bulgu tespit edilmiyor. Lomber ponksiyonda özellik yok. Hastaya
10 gün süre ile 1000 mg/g pulse streoid tedavisi uygulanıyor.
Hastanın bilişsel fonksiyonlarında kısmi düzelme sağlanıyor.
Olgu 2: 51 yaş erkek hasta. Ani gelişen davranış değişiklikleri,
oryantasyonda bozukluk şikayetleri ile kliniğimize başvuran
hastanın yapılan kranyal görüntülemesinde sol parieto-oksipital
alanda T2-Flair hiperintens kontrast tutmayan bir lezyon tespit
ediliyor. Lomber ponksiyonda özellik yok. Hastaya 5 gün süre ile
1000 mg/g pulse streoid tedavisi ve 2 g/g IVIG uygulanıyor. Tedavi
sonrası radyolojik ve klinik kısmi regresyon sağlanmıştır. Olgu 3: 81
yaş kadın hasta, günler içinde gelişen bilinçte kötüleşme şikayeti
ile kliniğimize başvuruyor. Görüntüleme ve lomber ponksiyon
incelemelerinde anlamlı bulgu yok. Hastaya 5 gün pulse steroid
veriliyor ve klinikte dramatik bir düzelme gözleniyor. Olgu 4: 64
yaş erkek hasta; ani gelişen davranış değişiklikleri ile kliniğimize
başvuruyor. Görüntüleme ve lomber ponksiyon incelemelerinde
anlamlı bulgu yok. Hastaya 5 gün pulse steroid veriliyor ve klinikte
kısmi düzelme gözleniyor. Dört olgumuzda ortaya çıkan bu
klinik tablolar ile COVID enfeksiyonu ya da aşı ile zamansal ilişki
tariflenmemiştir. SONUÇ Sunulan olgularımızın hiçbirinde antikor
pozitifliği tespit edilmemiş olup immun tedaviden fayda görmeleri
otoimmun ensefalit lehine değerlendirilmiştir. Hastalarımızın
kliniği ve COVID enfeksiyonu/aşısı arasında temporal bir ilişki net
olarak belirtilmemiş olsa da son dönemde vakalarda artış olması,
toplumsal immun olaylarda ortaya çıkan hareketlilik ile ilişkili
olabileceği şeklinde yorumlanmıştır