İmmunsupresif Tedavi Adaylarında Hepatit B Seroprevalansı, Bağışıklık Durumu ve Antiviral Profilaksi: 1000 Hastalık Cerrahpaşa Deneyimi
Kronik Hepatit B'de Güncel Perspektif, Muğla, Türkiye, 2 - 04 Ekim 2026, ss.14, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Muğla
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.14
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet
Özet
Amaç: Biyolojik ajan tedavileri, geçirilmiş veya kronik hepatit B virüsü (HBV) enfeksiyonu bulunan hastalarda HBV
reaktivasyonu açısından risk oluşturmaktadır. Bu çalışmada, biyolojik tedavi öncesi değerlendirilen hastaların HBV
serolojik profillerinin belirlenmesi; serolojik durumun yaş ve kullanılan tedavilerle ilişkisinin incelenmesi ve HBV
reaktivasyonu engellemeye yönelik antiviral profilaksi uygulamalarının değerlendirilmesi amaçlandı.
Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, retrospektif çalışmaya 25 Haziran–31 Temmuz 2026 tarihleri arasında Cerrahpaşa
Enfeksiyon Hastalıkları Biyolojik Ajan Polikliniği’ne biyolojik ajan tedavisi öncesi değerlendirme amacıyla başvuran
1000 hasta dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, takip edildikleri poliklinik, kullandıkları biyolojik ajan, HBsAg, anti-
HBc IgG, anti-HBs, Anti-HCV, Anti-HIV sonuçları ile antiviral profilaksi bilgileri değerlendirildi. Anti-HBs ≥10
mIU/mL pozitif kabul edildi. HBsAg−/anti-HBcIgG−/anti-HBs+ patern aşı ile uyumlu, üç belirtecin negatifliği
Hepatit B virusuna karşı korunmasız hasta grubu olarak kabul edildi, HBsAg−/anti-HBcIgG+/anti-HBs− patern ise
izole anti-HBc pozitifliği olarak tanımlandı. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edildi
Bulgular: Hastaların medyan yaşı 45 (14–88) yıl olup %51,3’ü kadındı. HBsAg pozitifliği %1,04, HBsAg
negatif/anti-HBc IgG pozitifliği %12,9 ve anti-HBs pozitifliği %48,6 olarak saptandı. Üç serolojik belirteci
değerlendirilebilen hastaların %37,9’unda aşı ile uyumlu profil bulunurken %48,2’si hepatit B virusuna karşı
korunmasız hasta grubu olarak tespit edildi. Anti-HBc IgG pozitif hastaların yaşı negatiflere göre daha yüksekti
(56,6’ya karşı 43,7 yıl; p<0,001). Aşı ile uyumlu serolojik profil <40 yaş grubunda ≥40 yaş grubuna göre daha sıktı
(%60,7’ye karşı %25,6; p<0,001). HBsAg pozitif 10 hasta mevcuttu ve bu hastaların 9 (%90) antiviral profilaksi
başlanmıştı. HBsAg negatif/anti-HBc IgG pozitif hastaların %54,0'ına (67/124) antiviral profilaksi uygulanmış;
profilaksi izole anti-HBc pozitiflerinin %94,7'sinde (18/19) verilirken anti-HBs pozitif olanlarda bu oran %47,1'e
(49/104) düşmekteydi. En sık tercih edilen ajan entekavirdi (%75,6).
Sonuç: Biyolojik tedavi öncesi değerlendirilen hastaların yaklaşık yarısının HBV’ye karşı serolojik olarak duyarlı
olması, bu hasta grubunda tedavi öncesi HBV taramasının yanı sıra bağışıklık durumunun ve aşılama gereksiniminin
değerlendirilmesinin önemini göstermektedir. Genç hastalarda aşı ile uyumlu profil daha sık iken, anti-HBc pozitifliği
ileri yaşla ilişkili bulunmuştur. HBV ile karşılaşmış hastalarda reaktivasyon riskinin tedavi öncesinde
değerlendirilmesi ve riskli hastalarda uygun antiviral profilaksinin planlanması, immünsüpresif tedavilerin güvenli
uygulanması açısından önem taşımaktadır.
Anahtar kelimeler: hepatit b, biyolojik ajan, immunsupresyon, profilaksi