KLINIK PSIKIYATRI DERGISI, cilt.25, sa.4, ss.395-403, 2022 (ESCI, Scopus, TRDizin)
GİRİŞ ve AMAÇ: Çalışmanın amacı psikiyatri dalında çalışan sağlık personeli hakkında açılan tıbbi uygulama hatası davalarının adli tıbbi boyutunu değerlendirmek, hangi sağlık çalışanlarından şikayetçi olunduğu, tıbbi uygulama hatası tespit edilen vakalarda ortaya çıkan zararların neler olduğu ve tespit edilen hataların hangi süreçlerde meydana geldiğini araştırmaktır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmada Adli Tıp Kurumu tarafından 2013-2020 yılları arasında değerlendirilen psikiyatri branşıyla ilgili tıbbi uygulama hatası iddiası olan 122 vakanın raporları geriye dönük olarak sosyodemografik ve klinik form aracılığıyla incelenmiştir.
BULGULAR: İncelenen dosyaların 42’si (%34,4) eğitim ve araştırma hastanesinde, 34’ü (%27,9) devlet hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarına yönelik olmuştur. Tıbbi uygulama hatası iddia edilen hekimler içinde uzman hekimler ilk sırada bulunmuştur. Olaya müdahil olan personellerden 113’ü hekimdir (%92,6). Vakaların ölüm duruma bakıldığında, 65’inin (%53,3) ölümle sonuçlandığı görülmüştür. 19 vaka intihar (%29,2) nedeni ile hayatını kaybetmiştir. Çalışmamızda hekim hatası olduğu tespit edilen vakaların en önemli kusur nedeninin teşhis ve rapor uyumsuzluğu olduğu görülmektedir.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Sağlık çalışanlarının artan iş yükü ve sorumlulukları, hastalara ayrılan zamanın azalması hekim-hasta arasındaki güveni zedeleyebilmekte bu da tıbbi uygulama hatalarına ya da olası iddialara zemin hazırlamaktadır. Bu konudaki çalışmaların arttırılması, tıbbi uygulama hatası iddialarının önlenmesine ve bu hataların en aza indirilmesine katkı sağlayacaktır.