10th Internatıonal Innovatıve Studıes & Contemporary Scıentıfıc Research Congress, Tokyo, Japan, 1 - 03 September 2025, pp.101-116, (Full Text)
Her toplumun, kendi hafızasını yeniden canlandırmak ve kuşaktan
kuşağa aktardığı kültürel değerlerini izah etmek adına günümüz teknolojisini,
ilim ve bilim dallarını birbiri ile entegre etmesi gerekiyor. Bilim insanlarının
ortaya koyduğu çalışmaların ve yeni buluşların görselleri incelenince ortaya
yabancı bir görüntü çıkmamakla birlikte; mimari yapılarda görülen motifler ve
semboller, taşlara kazınmış hiyeroglif yazıtlar, eski yazma eserlerdeki
metinlerin fiziki yapıları gibi tarihsel ve kültürel birçok detay bu
görüntülerle benzerlik göstermektedir. Motifler, yazılar, harfler ve semboller
evrensel yapı ve düzenin dilini görsel olarak ifade ederken, Kuantum mekaniği
ve alt birimleri de bu düzenin atom-altı düzeydeki kübit davranışlarını ortaya
koymaktadır. İnsana dair varolan yazılar, türküler, motifler, bezemeler,
şiirler ve daha birçok alan, kuantum mekaniğinin, kuantum fiziğinin ve alt
birimlerinin görsel, işitsel ve dokunsal göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ömer Hayyam’ın; “Ben olmayınca bu güller, bu selviler yok. Kızıl dudaklar,
mis kokulu şaraplar yok. Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok. Ben
düşündükçe var dünya, ben yok o da yok” dizeleri de net bir şekilde kuantum
alanını ifade etmektedir. Bu çerçeveden bakınca geçmiş ve gelmiş bütün
medeniyetlerden günümüze aktarılmış olan her detay o medeniyetlerdeki
insanların günümüzde yeni keşfedilen kuantum ile alakalı bütün alanları
bildiklerini ve aktarımı gerçekleştirmek üzere seçmiş oldukları kalıcı yollar
olduklarını göstermektedir. Bu makale ile medeniyetlerde yer alan görsel,
işitsel, dokunsal ve yapısal öğelerin, kuantum ile olan bağlantılarını
araştırmak ve bilimsel verilerle karşılaştırarak ortaya koymak amacı
güdülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kuantum Fizik,
Kübit, Matematik, Sanat, Mimari, Motif ve Sembol.