in: Sürdürülebilirlik Alanında Akademik Çalışmalar, doç. dr.Cengiz kahraman, Editor, artikel yayınevi, İstanbul, pp.9-32, 2022
GİRİŞ
Çevresel sorumluluk, gelecek kuşaklar için bu günkü kuşakların, emanet
olarak yaşadıkları çevrenin korunması sorumluluğunu içeren “sürdürülebilirlik”
kavramına dayanmaktadır. Bu nedenle çevre hukuku, yasal ve finansal
araçlarla korumanın masraflarını karşılayan sorumlular ile çevresel zararın
giderilmesi amacını taşıyan yeni çevresel ilke ve tanımlara dayanmak zorundadır
(Alıca, 2009). Çevreyi kirletenin hukuki sorumluluğuna gidilmesinin
amacı, çevrenin kirlenmesine neden olan kişiye, ortaya çıkan zararın tazmin
ettirilmesidir (Güdük, 2017).
Bu alandaki sorumlulukları net olarak ortaya koymak amacıyla 21 Nisan
2004 yılında AB Çevresel Sorumluluk Direktifi1 kabul edilmiştir.
Yayımlandığı gün yürürlüğe giren Direktif 21 madde ve 6 ekten oluşmaktadır.
Direktifin temel hedefi 1. maddede “çevresel zararın önlenmesi ve
1 Direktifin tam adı, Directive 2004/35/CE on environmental liability with regard to the prevention
and remedying of environmental damage
10
Çevresel Sorumluluk Direktifinin Türk Mevzuatına Uyumlaştırılması
çözümlenmesi için yasal bir çerçeve oluşturmak” olarak belirlenmiştir.
Direktifin 2. Maddesi, metin içinde geçen terimlerin tanımlanmasına ayrılmıştır.
Devem eden maddelerde ise direktifin hedefi, istisnalar, önleyici
eylemler, iyileştirici eylemler, iyileştirici eylemlerin tanımlanması, önleme ve
iyileştirme maliyetleri, zarara birden fazla tarafın neden olması durumunda
maliyetin nasıl paylaşılacağı, maliyetlerin geri kazanılması için sınırlama
süresi, yetkili makam, eylem talebi, gözden geçirme prosedürleri, finansal
güvenlik, üye ülkeler arasında işbirliği, milli hukuklarla ilişki, raporlama ve
gözden geçirme konuları maddeler halinde sıralanmıştır.