COVID-19 Hastalarında Lipid Profilindeki Zamansal Değişikliklerin Prognostik Önemi


Ebeoğlu A. Ö., Doğan Ö., Barman H. A.

Kardiyobahar Kardiyoloji Bahar Güncellemesi Toplantısı 2024, Girne, Kıbrıs (Kktc), 7 - 10 Mart 2024, ss.40-41, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Girne
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • Sayfa Sayıları: ss.40-41
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

GİRİŞ VE AMAÇ:COVID-19 enfeksiyonu başta

solunum sistemi olmak üzere kardiyak, nörolojik,

nefrotik ve hepatik tutulumun görülebildiği, çoklu

organ yetmezliğine neden olabilen sistemik bir

enfeksiyondur. COVID-19 enfeksiyonunda; Ferritin,

D-dimer, fibrinojen, troponin gibi parametreler

artarken, lenfosit seviyeleri düşmektedir. Lipid

parametreleri hakkında kısıtlı veri bulunmaktadır.

Çoğu enfeksiyon hastalığında gelişen enflamasyon nedeniyle

lipit seviyeleri etkilenmektedir. Genel olarak

TK, LDL, HDL seviyeleri azalır. TG seviyeleri artar.

COVID-19 sırasında düşen lipit seviyelerinin kötü

prognoz ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bununla

birlikte, COVID-19 enfeksiyonlarından önce lipid

parametrelerinin hastalığın ciddiyeti üzerindeki etkisi

ve bu parametrelerin hastalığa bağlı olarak nasıl

değiştiği hakkında bilinen bir çalışma yoktur. Bu çalışmada,

enfeksiyon öncesi ve enfeksiyon sırasındaki

lipid düzeylerini karşılaştırarak lipid düzeylerindeki

zamansal değişikliklerin COVID-19 enfeksiyonu ve

şiddeti üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçladık.

YÖNTEM:RT-PCR pozitifliği tanısı alan ve 1

Nisan-15 Haziran 2020 tarihleri arasında COVID-

19 enfeksiyonu nedeniyle hastanede tedavi

gören 324 hasta dahil edilmiştir. Çalışma retrospektiftir

ve tek merkezde düzenlenmiştir. Ailesel

hiperkolesterolemi ve hipertrigliseridemisi olan

18 yaşından küçük hastalar dahil edilmemiştir.

Çalışma için orofarenks ve nazal bölgeden sürüntü

alınıp, SARS-CoV-2 virüs doğrulamasını

ve nükleik asit dizisini belirlemek için nükleik

asit amplifikasyon testleri yapılmıştır.

Hastaların cinsiyet, yaş, sigara öyküsü, statin kullanım

öyküsü, hipertansiyon ve diyabetes mellitus

gibi demografik özellikleri ve laboratuvar

verileri tıbbi kayıtlardan elde edildi. Hastaların hastaneye

yatmadan önceki son bir yıldaki lipid parametreleri

(TK, LDL, HDL ve TG) elektronik tıbbi

kayıtlarından elde edildi. Hastaneye yatışın ilk 24

saatinde lipid parametreleri, tam kan sayımı, üre,

kreatinin, elektrolitler, karaciğer ve böbrek fonksiyon

testleri, CRP, prokalsitonin, laktat dehidrogenaz,

D-dimer ve troponin gibi laboratuvar verileri

değerlendirildi. Hastalar hastalığın şiddetine göre

şiddetli/şiddetli olmayan grup ve daha sonra hayatta

kalmayanlar ve hayatta kalanlar olarak ayrılmıştır.

BULGULAR:Hastaların COVID-19 öncesi ve

hastanede yatış sırasındaki lipid değerleri incelendiğinde,

TK, HDL ve LDL değerlerinde istatistiksel

olarak anlamlı bir düşüş olduğu tespit edilmiştir.

Ancak, TG seviyelerindeki değişimin tüm

gruplarda istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır.

TK, LDL ve TG değerlerindeki değişikliklerin hastalığın

şiddeti, MV ihtiyacı, YBÜ gereksinimi,

ARDS ve AKI gelişimi veya ölüm üzerinde istatistiksel

olarak anlamlı bir etkiye sahip olmamıştır.

Ancak HDL değerlerindeki değişikliklerin ölüm

ve MV ihtiyacı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı

bir etkisi olduğu bulunmuştur. Çoklu doğrusal regresyon

analizinde yaş, akut böbrek hasarı, hs-Troponin,

D-dimer, TK’deki zamansal değişiklikler

ve TG düzeyleri COVID-19 mortalitesi gelişimi

için bağımsız öngörücüler olarak belirlenmiştir.

TARTIŞMA VE SONUÇ:Enfeksiyon sırasında, COVID-

19 öncesi döneme kıyasla TK, LDL, HDL ve

TG seviyelerinde düşüş saptanmıştır. Hastalık öncesi

dönemde ve COVID-19 sonrasında lipit seviyelerindeki

zamansal değişiklikler, mortalitenin bağımsız bir

belirleyicisidir. Lipid parametrelerindeki bu değişikliğin

mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Mevcut

araştırmalar, şiddetli COVID-19 enfeksiyonu olan

hastalarda, plazma kolesterol seviyelerinin azaldığını

ve bu azalmanın hastalığın ciddiyeti ile ilişkili olduğunu

göstermektedir. İmmün sistem disfonksiyonu, COVID-

19 hastalarında bu değişikliğin nedeni olabilir.

Bu çalışmanın bazı sınırlamaları vardır. Hastaların

hastanede yattıkları süre boyunca takipleri sırasında

tekrarlayan lipid seviyeleri ölçülmemiştir. Çalışma

statin kullanan sınırlı sayıda hastayı içerdiğinden,

lipid seviyelerindeki değişimin nedeni statin kullanımına

bağlı olabilir.