Tendon Tutulumu Gösteren Üst Ekstremite Lenfatik Malformasyonu: Nadir Bir Olgu Sunumu


Kaya A., Yılmaz Ç., Demiröz Uslu A.

47. Ulusal Kurultay (Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Derneği), Antalya, Türkiye, 15 - 19 Ekim 2025, ss.333-334, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.333-334
  • İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet

Özet

Lenfatik malformasyonların yaklaşık %75’i baş-boyun bölgesinde yer alırken, yalnızca %20–25’i gövde ve ekstremitelerde yerleşir . Üst ekstremitede LM olguları oldukça nadirdir. Bu tip lezyonların yönetimi karmaşık olup, genellikle multimodal yaklaşım gerektirir. Literatürde üst ekstremite lenfatik malformasyonlarının sıklığı son derece düşüktür. 72 kistik lenfanjiyom olgusunun değerlendirildiği bir derlemede yalnızca 2 olguda üst ekstremite yerleşimi saptanmıştır . Bu bulgular, üst ekstremite LM’lerinin nadirliğini vurgulamaktadır. Makrokistik ve kombine tip LM’lerde skleroterapi ilk basamak tedavi olarak kabul edilir. Mikrokistik komponentlerin tedaviye daha dirençli olduğu bilinmektedir . Bu vakada üç seans %3 polidokanol ile skleroterapi sonrası parsiyel regresyon sağlanmış ancak rezidü kitle nedeniyle cerrahi gerekmiştir. LM’lerin infiltratif doğası, cerrahi sırasında önemli anatomik yapıların tutulma riskini artırır . Bu vakada da ekstansör tendonlara invazyon görülmesi cerrahi sırasında titiz diseksiyon gerekliliğini desteklemektedir. Postoperatif dönemde çocuk yaş grubuna özgü faktörler komplikasyonların yönetimini zorlaştırabilir. Bu nedenle postoperatif dönemde yakın izlem ve aile eğitimi önemlidir. Üst ekstremite cerrahisi sonrasında ödemin azaltılması için kolun kalp seviyesinin üzerinde tutulması büyük önem taşır. Elevasyon, yerçekiminin etkisi ile venöz ve lenfatik akımı artırarak ödem ve ağrıyı azaltır . Atel uygulamalarının non sirküler yapılması ise postoperatif dönemde gelişebilecek şişlik için genişleyebilir bir alan bıkarak doku basısı ve dolaşım bozukluğunu önler . Literatürde elevasyon amacıyla yastık kılıfı veya kumaş içine kolun konularak serum askısına asılması gibi yöntemler tanımlanmıştır . Bu vakada da atelli kol, tül kadın çorabı aracılığıyla asılarak etkin agresif elevasyon sağlanmış oldu.Bu olgu, üst ekstremite yerleşimli, tendon invazyonu gösteren kombine tip lenfatik malformasyonun aşamalı skleroterapi ve cerrahi sonrası yakın takip ile etkin şekilde yönetilebileceğini göstermesi açısından öğreticidir.