GASTROİNTESTİNAL SİSTEM MALİGNİTELERİNDE KLİNİK ÖZELLİKLER, LABORATUVAR BULGULARI VE MORTALİTE: SOLİD TÜMÖRLERLE KARŞILAŞTIRMALI ANALİZ
Kanserde Güncel Gelişmeler 2026 – Gastrointestinal Kanserler Sempozyumu, Konya, Türkiye, 6 - 07 Haziran 2026, ss.10-11, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Konya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.10-11
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Adresli: Evet
Özet
linik ve laboratuvar özelliklerini tanımlamak; bu hastaları diğer solid tümör tanılı hastalarla karşılaştırarak mortalite ve biyobelirteç farklılıklarını ortaya koymak amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Tek merkez, retrospektif kohort çalışmasına onkoloji servisine yatırılan toplam 120 hasta dahil edildi. Hastalar GİS kanseri grubu (kolon CA, mide CA, pankreas CA, kolanjiyosellüler CA, HCC, rektum CA; n=36, %30) ve diğer solid tümör grubu (n=84, %70) olarak ikiye ayrıldı. Yatış anındaki tam kan sayımı ve biyokimya parametreleri [nötrofil-lenfosit oranı (NLR), C-reaktif protein (CRP), albümin, CRP/albümin oranı (CAR), LDH, LDL, HDL] değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi ve ki-kare testi kullanıldı; p<0.05 istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edildi. BULGULAR: GİS kanseri grubunda en sık tanılar kolon CA (%36.1), mide CA (%30.6) ve pankreas CA (%16.7) idi. Alt grup mortalite analizi: kolon CA %76.9, HCC %100, pankreas CA %50, mide CA %45.5 olarak saptandı. Tüm hastalar ileri evre (Evre 4: %97.2) olmakla birlikte, yaş, cinsiyet dağılımı ve yatış süresi açısından gruplar arasında anlamlı farklılık gözlemlenmedi. GİS grubundaki hastaların %66.7'si poliklinik üzerinden yatırılmış olup yatış nedenlerinin başında hastalık progresyonu (%36.1) ve enfeksiyon (%25.0) gelmekteydi. Laboratuvar karşılaştırmasında LDH düzeyi GİS grubunda anlamlı olarak daha yüksek (391.5 vs 272.5 U/L; p=0.048), LDL düzeyi ise anlamlı olarak daha düşük saptandı (59.5 vs 93.0 mg/dL; p=0.010). NLR, CRP, albümin, CAR ve HDL düzeyleri bakımından gruplar arasında istatistiksel anlamlılığa ulaşan bir farklılık gözlemlenmedi. SONUÇ: Onkoloji servisine yatan GİS kanserli hastalar, diğer solid tümör tanılı hastalara kıyasla belirgin biçimde yüksek LDH ve düşük LDL düzeyleri ile karakterize bir metabolik profil sergilemektedir. LDH yüksekliği artmış tümör yükü ve nekrozu yansıtırken; hipokolesterolemi tümör kaynaklı kaşeksi ve lipit tüketiminin göstergesi olabilir. GİS grubunda gözlemlenen %55.6 mortalite oranı diğer gruba göre (%35.7) numerik olarak belirgin olmakla birlikte istatistiksel sınır değerde kalmıştır (p=0.069); bu bulgunun daha geniş serilerde prospektif olarak doğrulanması gerekmektedir. Söz konusu biyobelirteç farklılıkları, GİS kanserli hastalarda yoğunlaştırılmış metabolik destek ve erken palyatif bakım planlaması açısından yol gösterici olabilir.