Kafkas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sa.35, ss.707-746, 2025 (TRDizin)
Geçmişi yeniden kurma savında olmanın olanaksızlığının bilincinde olunmasına karşın, İsveç Akademisi tarafından “kişisel belleğin köklerini, uzaklıklarını ve ortaklaşa sınırlılık larını ortaya koyma gözü pekliği ve klinik keskinliğinden ötürü” Nobel Yazın Ödülü ile onurlandırılan on altı Fransız arasında ilk kadın yazar olan Annie Ernaux (2022) ile Patrick Modiano (2014) gibi yazarlar yaşanmışlıkların bellek kırıntıları ve kıvrımlarından devinimle, anlatıları aracılığıyla kurmaca ve gerçeklik düzleminde yeni yaşamlar yaratmayı denemekten geri kalmazlar. Kimi yazarlar kimliklerini ve benliklerini okurdan gizlemeyi seçip öykünün ve sözcü(k)lerin arkasına sığınırken, Ernaux gibi kimi yazarlar da özkurmaca benli anlatılarında özkimliklerini doğrudan okurun beğenisine sunarlar. Ernaux gibi yazarın kişisel öyküsünü okumanın ve onun serüvenine eşlik etmenin bilinciyle okur, anlatıda hemen onlardan izlerin ayırdına varır ve yaşamından bütüncül ya da parçalı kesitler bulur. Ernaux, “içinde taşıdığı tüm anıları unutulmaktan kurtarmaya çalışmaktadır, belleğindeki ve fotoğraflarındaki imgeler hem kendi yaşamına hem de yaşadığı ve onu kuşatan dünyaya iyedir” (Hernández, 2017, s. 200). Biz bu çalışmada, Ernaux’nun Kürtaj (L’événement, 2000) adlı özkurmaca romanını, türe özgü yapısal ve izleksel düzlemde incelemeyi erek ediniyoruz.