in: Cardiology in Aerospace Medicine, Mustafa Yıldız, Editor, Türkiye Klinikleri Yayınevi, İstanbul, pp.47-52, 2025
Kalp kapak hastalıkları (KKH), havacılık tıbbı açısından önemli bir zorluk oluşturmaktadır. Hastalığın hafif formundaki semptomsuz seyri ve ilerleme hızının tahmin edilememesi, uçuş güvenliği için uzun dönemli izlem gerektirir. Hava mürettebatında KKH varlığı, yalnızca hastalığın hemodinamik etkilerinin değerlendirilmesini değil; aynı zamanda aritmi, sistolik disfonksiyon, tromboembolik olaylar ve kalp boşluklarında genişleme gibi eşlik eden komplikasyonların da göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılar. Orta ve ileri derecede kapak darlıkları, G kuvvetlerine toleransı azaltarak, özellikle yüksek performanslı uçuş görevlerinde risk oluşturabilir. Orta ve ileri derecede kapak yetersizlikleri ise aritmi gelişimiyle ilişkilidir ve dikkat dağınıklığına, potansiyel iş gücü kaybına yol açabilecek düzeyde klinik öneme sahiptir. Hava mürettebatında KKH varlığında uygun görüntüleme yöntemleriyle kapak yapı ve fonksiyonu değerlendirilmeli, ambulatuvar kardiyak monitörizasyon ile ritim bozuklukları izlenmeli ve ulusal/uluslararası rehberlere ek olarak mesleki gereksinimler dikkate alınarak uçuş uygunluğu belirlenmelidir. Bu bütüncül yaklaşım, hem bireysel sağlık hem de operasyonel uçuş güvenliği açısından kritik bir gereklilik olarak kabul edilmelidir.