Legal Hukuk Dergisi, cilt.20, sa.240, ss.4509-4564, 2022 (TRDizin)
Türk Orman mevzuatında orman
işgal ve faydalanma şeklinde bağımsız ve özel bir suç tanımı yapılmamıştır.
1937 yılında yürürlüğe giren ilk orman kanunundan günümüze kadar olan tüm kanun
değişiklikleri incelendiğinde, ormanı işgal etmek, ormandan faydalanmak veya
ormandan yararlanmak şeklinde bir suçun kanunlarda açıkça düzenlenmediği iddia
etmek mümkündür. Doktrinde, içtihatlarda ve orman idaresinin tutanaklarında bu
şekilde yer alan suç, ceza kanununun temel prensiplerine uygun olarak 6831
Sayılı Kanunun 17/1. maddesinin ihlali” olarak ifade edilmelidir. Çünkü kanunda
suçun hareket şekilleri bağlı hareket şeklinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda
suçun maddi unsuru ve hareket şekilleri “bina inşa etmek; ağıl inşa etmek;
hayvanların barınmasına mahsus yerler yapmak; tarla açmak; işlemek; ormanda
ekim yapmak ve orman içinde yerleşmek fiilleridir ve bunlar da suçun basit
halleridir. Dolayısıyla suç olarak kanunda tanımlanmamış fiilleri yaptırıma
bağlamak ceza hukukunun temel prensibi olan kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi
(Nullum crimen, nulla peona sine lege) ile örtüşmemektedir.