Nükleer Tıp: Temel İlkeler ve Güncel Uygulamalar, Kerim Sönmezoğlu,Sertaç Asa,Lebriz Uslu Beşli, Editör, Istanbul University-Cerrahpaşa University Press (IUC University Press), İstanbul, ss.216-222, 2024
Tiroit kanserleri arasında en sık %95 oranı ile papiller tiroit kanseri görülür. Bunu folliküler (%4,5) ve Hürthle (%1,8) hücreli kanserler ile parafoliküler C hücrelerinden kaynaklanan medüller tiroit (%1,6) kanseri izler. Ayrıca tiroidin az görülen indifferansiye anaplastik (%0,8) kanseri de vardır. Bu kanser tipleri arasında differansiye tiroit kanserlerinin tedavisinde tam ya da tama yakın tiroidektomi sonrasında bazı özel kriterler gözetilerek uygun bulunan, yüksek riskli hastalarda İyot-131 (I-131) ile radyoaktif iyot tedavisi (RAİ) yapılması gerekir. Bu amaçla ß- ışıması yapan I-131 kullanılır ve işleme remnant ablasyonu adı da verilir. Papiller, foliküler varyant papiller tiroit kanserleri ve foliküler kanserler büyük çoğunluğunda I-131 tutulur. Hürthle hücreli tiroit kanserlerinde ise genellikle düşük yoğunlukta I-131 tutulumu olur. Foliküler tiroit kanserinde I-131’in etkili olabilmesi için iyot simportörüne sahip olması ve iyotu alması gerekir. Medüller tiroit kanserlerinde ve indifferansiye kanserlerde I-131 tutulmayacağından ablasyon tedavisi etkisizdir. Total tiroidektomi sonrası bakiye dokunun ilk I-131 ablasyonu ve/veya lokal bölgesel tedavi için ya tiroit hormon ilacı kesilerek endojen TSH yükselmesi (>30 mU/l) sağlanır ya da art arda 2 günlük intramüsküler tirotropin alfa (rhTSH) enjeksiyonu ile ekzojen TSH kullanılır.
Total tiroidektomiyi ve rezidüel hastalığın mevcut olup olmadığını değerlendirmek için ameliyattan sonra tanısal tüm vücut I-131 görüntülemesi önerilir.