İstanbul Yeşil Alanlar Çalıştayı, İstanbul, Türkiye, 5 - 06 Şubat 2020, (Yayınlanmadı)
Türkiye’deki çeşitli sosyal, siyasi ve ekonomik değişimlerin de etkisiyle, İstanbul’un nüfusu
son 50 yılda 7,5 katına çıkmış ve bu değişimden en olumsuz yönde etkilenen bölgeler yeşil
alanlar olmuştur. Bilindiği üzere, yeşil alanlar kentlerde birçok işlev yüklenmekte, her ölçekte
farklı katkılar sağlamaktadırlar. Bu alanlar gerek işlevleri gerekse tanımları açısından sosyal,
kültürel, ekonomik ya da ekolojik açılardan ele alınmaktadırlar.
İklim değişiminin olumsuz etkileri özellikle kentsel alanlarda birçok farklı açıdan günlük
hayatta hissedilmeye başlanmıştır. İstanbul için öngörülen gelecek iklim senaryolarında kurak
dönemlerin uzaması, anlık şiddetli yağışlarda artışlar görülmesi gibi olasılıklar
bulunmaktadır. Bu nedenle, kısıtlı bir alanda, birçok işlev gerçekleştirmesi beklenen yeşil
alanların kırılgan yapısının, değişen ekolojik koşullara uyumlu hale getirilmesi ve doğal
döngünün devamlığının sağlanması için çeşitli önlemlerin alınması gerekmektedir.
Dolayısıyla, yeşil alanların planlanmasında kuraklık ile su baskını arasında gidip gelecek bir
su yönetimi gerekmektedir. Bu durumda, kurak dönemlerdeki sulama suyu gereksinimi ile
şiddetli yağışların mevcut altyapı ile yönetilmesi konusu gözden geçirilmelidir.
Bu çalışmada yeşil alanların kentlerde doğal süreçlerin sürdürülmesi ve korunabilmesi için
kullanılma olanakları araştırılmış, su yönetimi açısından bu alanların önemi ortaya konulmaya
çalışılmıştır.