Objective: Intravascular catheters are used with increased frequency in intensive care units in the management of children. However, in parallel with the increase in the use of catheters there is also an increase in the frequency of catheter related bloodstream infections. The aim of this study is to evaluate the rate and risk of infections associated with intravascular catheterization. Material and Methods: Between the years 2014-2015 Septembers, in Medical Faculty of Cerrahpasa, University of Istanbul, Pediatric Intensive Care Unit, 105 patients and placed 171 intravascular catheters analyzed retrospectively by the patients’ medical records. Results: 78 of the patients (45.6%) were female, 93 (54.4%) were male. Average age of catheter insertion was 4.45 ± 5.48 years, ranging between 3 days-228 months. One hundred and fifteen catheters (67.3%) were used 7 days or more, the average length of usage was 20.33 ± 38.80. One hundred sixty four of 171 catheters (95.9%) were central venous catheters, seven of them (4%) were arterial catheters. Fifty one of central venous catheters (31%) were hemodialysis catheters, three of them were (1.8%) tunnelled catheters, 110 (67.0%) of them were central venous pressure catheters. Catheter sepsis were reported in 3.5%, local sepsis were in 2.4%, colonisation were in 1.8% of central venous catheters. As location had no risk for catheter related infections (p> 0.05), increased time length for the usage of catheters and total parenteral nutrition treatment via catheter showed a significant increase in infection incidence (p< 0.05). Conclusion: The insertion and care of catheters by skilled persons, providing sterile conditions during catheterisation and taking care will reduce the complication rates.
Giriş: Damar içi kateterler günümüzde çocuk hastaların tedavileri ve iz- lemleri sırasındaki özellikle de yoğun bakım ünitelerinde gittikçe artan bir sıklıkla kullanılmaktadır. Fakat kateter kullanımındaki artışa paralel olarak kateter ile ilişkili enfeksiyon sıklığında da artış söz konusudur. Ça- lışmamızda kateter ile ilişkili enfeksiyon sıklığı ve risklerin değerlendiril- mesi amaçlanmıştır.Gereç ve Yöntemler: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ço- cuk Yoğun Bakım Ünitesi’nde Eylül 2014 ile Eylül 2015 tarihleri arasında damar içi kateter yerleştirilen 105 hasta ve 171 adet kateter geriye dö- nük olarak dosya kayıtları ile incelendi.Bulgular: Kateterlerin 78 (%45.6)’i kız, 93 (%54.4)’ü erkek hastaya takıldı. Ortalama kateter takılma yaşı 4.45 ± 5.48 yıl, dağılımı 3 gün-228 ay idi. Yüz on beş (%67.3) kateterin kalış süresi yedi gün ve üzeriydi, kateterle- rin ortalama kalış süresi 20.33 ± 38.80 gündü. Toplam 171 kateterin 164 (%95.9)’ü santral venöz kateter, 7(%4.0)’si arter kateteriydi. Santral venöz kateterlerin 51 (%31.0)’i hemodiyaliz kateteri, 3 (%1.8)’ü tünelli kateter,110 (%67.0) tanesi santral venöz basınç kateteriydi. Venöz kateterler in- celendiğinde kateter sepsisi %3.5, lokal enfeksiyon %2.4, kolonizasyon%1.8 oranında bulundu. Kateterin takıldığı bölge enfeksiyon sıklığı açı- sından anlamlı bir farka neden olmazken (p> 0.05), kateter kalış süre- sinde uzamanın ve total parenteral nütrisyon uygulamasının enfeksiyon sıklığının anlamlı olarak arttığı görüldü (p< 0.05).Sonuç: Çocuk hastaların izleminde önem taşıyan kateterlerin tecrübeli kişiler tarafından yerleştirilmesi, kateter takılması sırasında steril şartların sağlanması ve kateter bakımına özen gösterme ile enfeksiyon oranları azaltılabilmektedir.