Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, cilt.7, sa.1, ss.34-39, 2019 (TRDizin)
Son yıllarda yığma yapılar uygulamada tercih sıralamasında popülerliğini yitirerek,
yerini çelik, betonarme ya da karma yapılara bırakmıştır. Önceki dönemlerde imal
edilmiş ve kısmen günümüzde eser niteliği taşıyan yığma yapıların zaman içerisinde
sahip olması gereken yapısal emniyet seviyesinden herhangi bir nedenle
uzaklaşarak onarımı ya da güçlendirilmesi gerektiği durumlarda, diğer yapı
türlerine göre olanakların kısıtlı olduğu ve konvansiyonel yöntemlerinin
uygulanmasının mümkün olmadığı bilinmektedir. Bazı uygulamalarda yapı dokusu
ile paralellik göstermeyen malzeme ve yöntemlerin onarım veya güçlendirme
çalışmalarına yön vermesi neticesinde yapının mevcut durumundan daha negatif
yönde etkilendiği yapılan analizlerde ortaya çıkmaktadır. Buna bağlı olarak, tarihi
yığma yapıların güçlendirilmesinde çelik ya da betonarme elemanların taşıyıcı
sistemi olumsuz etkilemesi, yapısal elemanların zayıf olduğu düzlem ya da
doğrultularda ilave yüklere yol açması, bunun yanı sıra zaman içerisinde meydana
gelen kimyasal reaksiyonların mevcut orijinal malzemede bozulma, deformasyon ve
dayanım kaybına neden olması nedeniyle söz konusu elemanlar tercih
edilmemektedir. Bu durumda yapının orijinal malzemesi ile uyumlu materyaller ile
düşey taşıyıcı elemanlara uygulanan kesit artırımı yaklaşımı benimsenmektedir. Bu
çalışmada incelenen tescilli tarihi eser yığma yapı örneğinde, orijinal malzeme
dokusuyla uyumlu yeni malzeme kullanılarak düşey taşıyıcı elemanların kesit
artırımı yapılması hususunun yapısal emniyete ve maliyete etkisi irdelenmiştir.