Sosyal Bilimler Dergisi, cilt.7, sa.49, ss.541-552, 2020 (Hakemli Dergi)
İnsanoğlu hayatını devam ettirebilmek ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sürekli
bir karar verme süreciyle karşı karşıya kalmaktadır. Bireyin karar verme sürecinde
duyguları etkili olmaktadır. Bu bağlamda çalışmamızın amacı, basketbol
antrenörlerinin duygusal zekalarının karar verme stilleri üzerindeki etkisinin
incelenmesidir. Çalışmaya %61,8’i Erkek, %38,2’si Kadın olmak üzere toplam 102
basketbol antrenörü katılmıştır. Katılımcıların demografik bilgilerini ölçek
amacıyla araştırmanın birinci bölümünde altı sorudan oluşan kişisel bilgi formu
verilmiştir. İkinci bölümde ise Schutte ve ark. (1998) tarafından geliştirilen, Austin
ve ark. (2004) tarafından revize edilen Duygusal Zeka Ölçeği ve Scott ve Bruce
(1995) tarafından geliştirilen, Taşdelen (2002) tarafından Türkçe’ye çevrilen Karar
Verme Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin
yanında bağımsız örneklem t-testi ve one way anova normallik testleri uygulanmıştır. Sonuç olarak katılımcıların demografik özelliklerine göre duygusal
zekalarının karar verme stilleri üzerinde etkili olmaktadır.
Human beings are faced with a continuous decision-making process in order to
survive and meet their needs. The individual's emotions are effective in the
decision-making process. In this context, the aim of our study is to examine the
effect of emotional intelligence of basketball trainers on decision-making styles. A
total of 102 basketball trainers, 61.8% Male and 38.2% Female, participated in the
study. In order to scale the demographic information of the participants, a personal
information form consisting of six questions was given in the first part of the study.
In the second part, Schutte et al. (1998), developed by Austin et al. Emotional
Intelligence Scale revised by (2004) and Decision Making Styles Scale developed
by Scott and Bruce (1995) and translated into Turkish by Tasdelen (2002) were
used. In the analysis of the data, independent sample t-test and one way anova
normality tests were used as well as descriptive statistics. As a result, according to
the demographic characteristics of the participants, their emotional intelligence has
an effect on their decision-making styles.